Anasayfa / Avukat / Avukat Olmak İstiyorum, Ama…

Avukat Olmak İstiyorum, Ama…

Av. Serdar ÜLKÜ, Konuk Yazar.

Türk toplum yapımızda ebeveynlerin hemen hemen hepsi, evlatlarının doktor, avukatlık veya mühendislik gibi titri olan meslekleri seçmesini ister. Günümüzde de bu empoze ile yetişen nesil bir şekilde şartları zorlayarak bu mesleklere adım atmak ister.

Avukatlık mesleğine ilişkin atılacak olan adımlara yönelik olarak paylaşmak ve sizleri bilgilendirmek adı bu makaleyi hazırladık. Avukatlık mesleği duyulduğu anda kulağa hoş gelen, unvanı toplumda asil görünen ve filmlerdeki gibi şekilci bir meslek olarak bilinmektedir. Ancak davulun sesi uzaktan hoş gelir misali hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Ülkemizde,  özel ve devlet üniversitelerinde toplamda yaklaşık 75 adet hukuk fakültesi bulunmaktadır. Bu hukuk fakültelerinden mezun olan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu avukatlık mesleğini tercih etmekte ve yapmaktadır. Bu sene itibari ile ortalama sadece Ankara Barosu’na kayıtlı aktif avukatlık yapanlar ise yaklaşık 12.000 kişi civarındadır.

Hukuk fakültesine ilk başlandığı zaman her şey toz pembe gelir insana ve hatta daha öğrenciyken etrafınızdakiler sizlere sorular sorarak kendi sorunlarına çözüm bulma yoluna giderler. Unutmamak gerekir ki; hukuk fakültesinde okumak gerçek manada bir ayrıcalıktır, ancak layığı ile okunduğu zaman… Öyle ya da böyle hukuk fakültesinden mezun olunur. Bizler, hukuk fakültesinde ne gibi sıkıntılarla karşılaşacağınız üzerinde durmayacağız. Çünkü her alanın kendine göre sıkıntıları ve sorunları vardır. Bizler AVUKATLIK MESLEĞİNDE HANGİ SORUNLARLA KARŞILAŞABİLECEĞİNİZİ ANLATACAĞIZ.

Üniversite bittikten sonra ilk adımı atmak için hazırlıklar başlar. İlk önce karşınıza 1 yıl staj zorunluluğu çıkacaktır. Bu staja başlamak için sizlerden belirli belgeler istenir. Bu belgeleri tamamladıktan sonra staj yapacağınız baroya göre bir bedel ödersiniz ve asıl serüven başlar. 1 yıllık staj döneminizin ilk 6 ayında adliyede mahkeme stajınızı yapar ikinci 6 ayında ise bir avukatın yanında çalışarak mesleği öğrenmeye başlarsınız. İşte asıl sorunlar burada karşınıza çıkacaktır. Eğer gerçek manada başarılı bir öğrencilik dönemi geçirdiyseniz, öğrendikleriniz ile uygulamada karşılaştığınız şeylerin aynı olmadığını göreceksiniz (aslında aynı olmakla birlikte hukuk fakültelerinde teorik hiçbir zaman pratiğe dönüştürülmediği için anlayamayacaksınız.). Bu arada staj döneminizin ilk 6 ayı maalesef hakimlik veya savcılık stajına verilen önem kadar size verilmediği için adliyenin kantininde veya bir avukatın yanına gidip gelerek ilk 6 ayınızı bitireceksiniz. Tabi kendiniz işin üstüne düşmezseniz! Daha sonra ikinci 6 aylık dönem başlayacaktır. Bu dönemde, bir avukat bulma ve onun yanında çalışma şartı vardır. Bu şart içerisinde yanında çalışacağınız avukatın mutlaka 5 yıllık kıdemi olma şartı aranacaktır. Bulduğunuz avukat, maalesef istisnalar hariç sizleri ağırlıklı olarak kullanacaktır. Çok iyi hukuk büroları vardır, bu bürolarda size saygı gösterilir ve bir avukat adayı olduğunuz unutulmaz, ama bazı hukuk büroları vardır ki; oralarda çay demlemeden temizlik yapmaya, faturaları ödemeden çocuğunu okula götürüp getirmeye kadar her şeyi yaptırırlar. Onun için çalışmayı düşündüğünüz büroyu tercih ederken lütfen detaylı bir şekilde araştırınız. Unutmadan söyleyelim, eğer şanslıysanız bu staj döneminde maaş alabilirsiniz. Bizler ve çevremizdeki birçok avukat arkadaşımız bu dönemde maalesef hiçbir ücret almadan veya çok düşük ücretlerle staj yapmaktadır. Size saygı gösteren ve size meslek adına bir şeyler öğretmek isteyen bir büro bulursanız sakın ama sakın işten kaçınmayınız. Mahkemelerin kalem işinden tutun, icradaki tüm işlere kadar hepsini öğrenmeye canla başla mücadele ediniz. Çünkü gerçek manada bilinmesi gereken hususlar buradan başlar. Müvekkille nasıl görüşülür, iş nasıl alınır, duruşmada nasıl savunma yapılır, dava dosyası nasıl takip edilir gibi daha burada sayamayacağımız birçok işi öğrenmeye çalışınız. AMA SAKIN OLA UNUTMAYIN BURASI TÜRKİYE VE BURADAKİ AVUKATLIK, AMERİKA VEYA AVRUPA ÜLKELERİNDEKİ AVUKATLIK GİBİ DEĞİLDİR.

Staj dönemi daha fazla detaylandırılabilir ancak sizleri daha fazla korkutmak istemiyoruz. Staj dönemi bittikten sonra artık mesleğiniz üzerine yemin ederek avukat olur ve ruhsat alırsınız ama bunu içinde bir bedel yatırmanız şarttır. Avukatlık ruhsatı aldıktan sonra kendinizi sudan çıkmış bir balık gibi hissedersiniz. Herkes sizden bir şeyler beklemektedir. Ne yapacağım şimdi ben karamsarlığındayken ya birisinin yanında çalışmayı ya da bir büro açmayı kafanızda şekillendirirsiniz (Sınavlara girerek özel veya kamu sektöründe çalışanlar hariç). Öncelikle bir büroda çalışırsanız nelerle karşılaşırsınız bundan bahsedeceğiz.

Biraz bu meslekte pişeyim daha sonra kendi büromu açarım derseniz, yana yakıla bir büro aramaya başlarsınız. İşte burada karşılaştıklarınız sizleri çok şaşırtacaktır. Çünkü genelde bürolar sizlerin özel mi yoksa devlet üniversitesinden mi mezun olduğunuza bakarak işe başlarlar. Daha sonra eğer iyi bir yabancı diliniz yoksa veya bir alan üzerine mastır yapmamışsanız yani kısaca diğer meslektaşlarınızdan bariz bir farkınız yoksa muhtemelen bu sene itibariyle ortalama 1.000,00 TL – 1.750,00 TL arası maaş veren bir büroda çalışmaya başlayacaksınız. Buda demek oluyor ki üniversite okumayan ve farklı yerlerde çalışan kişi veya kişilerle hemen hemen aynı maaşı alıyorsunuzdur (lütfen bunu farklı meslek grubunda çalışan kişilere bir hakaret içeren bir durum gibi algılamayınız. Herkesin bir emeği vardır ve herkes emeğinin karşılığını ister, buna hiçbir şekilde itirazımız yoktur, bu maaşın avukatlık mesleği için az olduğunu ancak ve ancak hukuk fakültesi mezunu kişiler anlayabilir). Aldığınız maaş kesinlikle ve kesinlikle sarf etmiş olduğunuz emeğinizin karşılığı değildir. Çalışmaya başladıktan bir süre sonra bunu sorgulamaya başlarsınız. “Ben neden okudum? Benim hakkım bu mu? Kaç yılımı verdim, deli gibi çalışıyorum ama sonucun bu olacağını bilmiyordum… gibi uzar gider bu sorular.” Bu sorularla uğraşırken tabi psikolojinizde bozulmaya başlamıştır ve bir anda yeni çıkış kapısı aramaya başlarsınız. Bu çıkış kapısı ya mevcut sisteme bağlı kalarak ve şartları kabul ederek çalışmak olacaktır ya da kendi büronuzu açmak olacaktır.

İşte şimdi geldik kendi büronuzu açarsanız nelerle karışılacağınız hususuna… Öncelikle bu yazının istisnalar hariç tutarak hazırlanan bir makale olduğunu hatırlatmak isteriz. Eğer çevrenizde (anneniz, babanız, yakın akrabanız hakim, savcı veya avukat ise ya da kaba tabiriyle iş bağlamak adına büyük büyük torpilleri olan kişiler hariç) size destek sağlayacak kimseler yoksa işiniz çok zor unutmayın… Makalemizin başında da bahsettiğimiz üzere Ankara Barosuna kayıtlı faal çalışan avukat sayısı yaklaşık 12000 kişi, Ankara Nüfusu ise yuvarlak hesap 5000000 kişi, yani ortalama 416 kişiye bir avukat düşmektedir. Buradaki basit hesap doğrultusunda, avukatlık bürosu açarak para kazanmanın ne kadar zor olduğunu buyurun siz ölçün… Büronuzu kurarken, geçmişe dayalı bir birikiminiz yoksa ve ailenizden maddi destek sağlayamıyorsanız, zaten staj döneminde ya hiç para almadan ya da çok komik rakamlara çalışacağınız için işiniz çok zor. Farz edelim bu şartlardan biri doğrultusunda büronuzu kurdunuz; sevgili arkadaşlar bir hukuk bürosunun başlangıç itibariyle ortalama gideri Ankara da çalışacaklar için (kira, aidat, elektrik, su, internet, mutfak masrafları, vergi ödemeleriniz, bağkur ödemeleriniz, hukuk kitapları ve hukuk programları vb. giderlerle birlikte) eğer tek başınaysanız yaklaşık 1.000,00 TL – 2.000,00 TL arasında değişmektedir. Buda demek oluyor ki, büroyu açar açmaz giderleri karşılamak için acil iş bulmanız gerekiyor. UNUTMADAN HATIRLATMAMIZ GEREKEN BİR DİĞER ÖNEMLİ HUSUS İSE, ETRAFINIZDA BÜRONUZU KURARKEN SİZE O KADAR ÇOK ŞEYLER VAADEDİLECEKTİR Kİ; BİR AN ZANNEDERSİNİZ BÜROYU KURAR KURMAZ ÇOK PARALAR KAZANACAKSINIZ VE SAYILI HUKUK BÜROLARINDAN BİRİ HALİNE GELECEKSİNİZ. İSTİSNALARI HARİÇ LÜTFEN AMA LÜTFEN BU VAADLERE İNANMAYINIZ. DAHA ÖTESİ TIRNAĞINIZ VARSA BAŞINIZI KAŞIYINIZ. Büroyu kurduktan sonra, iş bulma çabasına gireceksiniz. Önce ne yapacağınızı bilemeyeceksiniz, nereye gideceksiniz kiminle görüşeceksiniz yoksa ofiste oturacaksınız müşteri mi bekleyeceksiniz bunların hepsi birer muamma… Öyle ya da böyle bu düşüncelerden sıyrılıp, bir şekilde iş almaya başlayacaksınız. Tabi bu o kadar kolay değil çünkü kimi bürolar 6 ay sonra ilk işlerini alabilmekte kimileri ilk aydan iş bulabilmekte gibi uzayıp gider bu konu…. Dahası da var tabi, oda işe başladığınızda fark edeceksiniz ki bazı meslektaşlarınız avukatlık ücreti talep etmeden ve hatta masraf almadan iş yapıyorlar, gücünüz olmadığı için bu mücadele içerisinde yer alamayacaksınız. Sizin 3.000,00 TL ye bakabilirim dediğiniz işe başka birisi 5.000,00 TL ye bir başkası 1.000,00 TL ye bakarım diyecek. Buda sizin iş gücünüzün azalmasına neden olabilecek. Ancak bir hocamızın çok güzel bir sözü vardır. Ondan bahsetmek gerekirse; ne kadarlık avukat olacağınıza kendiniz karar vereceksiniz. Eğer örneğin boşanma davasına 5.000,00 TL ye bakıyorsanız siz artık 5.000,00 TL’lik avukatsınızdır ve ona göre emek sarf edersiniz. Yok eğer siz boşanma davasına 1.000,00 TL ye bakarsanız siz 1.000,00 TL lik avukatsınızdır ve 5.000,00 TL ye ulaşana kadar hepsi için ayrı ayrı emeğinizi sarf edip kendinizi yorarsınız. Buna siz karar vereceksiniz ve piyasaya kendinizi bu şekilde tanıtacaksınız.

Birde piyasada, elinizde bir ürün olmadığı için insanlar size para vermekten kaçınacaktır. Bir ürün satan şirketin avukatlığını yaptığınızda, ondan ürünü isterseniz parasını ödemek zorundasınızdır ya da bir doktora bir psikoloğa gittiğinizde emeğinin karşılığını ödemek zorundasınız; ancak avukatlık mesleğinde size para vermekten çoğu zaman kaçınacaktır insanlar; bunun sebebi de maalesef bu şekilde çalışan meslektaşlarımızın olmasıdır.

Normal şartlarda hukuk fakültesinden mezun olma yaşı 20-22 arasıdır. Üstüne staj yaptıktan sonra avukatlığa başlama yaşınız ise 22-24 yaşları arasıdır. Bunu neden belirttik? Şöyle ki; avukatlık mesleğine başlayıp büronuzu kurduğunuzda mesleğimizde reklam yasağı olduğu için kendi çabalarınızla iş bulma gayesine girişeceksiniz. Gittiğiniz, görüştüğünüz kişiler simanız eğer yaşınızı gösteriyorsa; “sen daha çocuksun yahu, ne zaman avukat oldun sen, bu işi becerebilir misin?, biraz pişte gel” gibi gereksiz anlamsız sözlerle sizleri yoracak. Yılmamaya çalışacaksınız, evet önemli olan bu mücadeleyi bırakmayacaksınız. Çok büyük bir pastada ama yeri dar olan bu pastada küçücük bir dilimi kapmaya çalışacaksınız. Bizlere hocalarımız hep şunu söylerlerdi; avukatlık mesleğinde ilk 5 yıl büroyu geçindirmek için mücadele edersin, ikinci 5 yıl kendini geçindirmek için mücadele edersin ve üçüncü 5 yıldan sonra artık mesleğin oturtmaya başlar para kazanmaya başlarsın. Aslında gerçekten doğru bir yaklaşım olduğunu çevremizden net bir şekilde görmekteyiz. Ancak bu zaman kısıtlamasının süresi günümüz koşullarında maalesef giderek uzamaktadır. İlk başta çok iyi para kazanan büroları gördüğünüzde, neden ben değil diye soracaksınız kendinize, ancak yılmayın çünkü emin olun ilk başta iyi paralar kazanan büroların hemen hemen çoğunda istisnaları dışında tutarak, mutlaka bir destek sayesinde olmaktadır. İşte mesleğin genel anlamıyla sıkıntıları bunlardan oluşmaktadır. Tabi burada biz tüm hususları yüzeysel olarak dile getirmeye çalıştık, aksi takdir de inanın sayfalar sayfaları takip ederdi. BU MESLEĞİN HİÇ Mİ İYİ YANI YOK DERSENİZ TABİKİ DE FAZLASIYLA ÇOK VAR AMA ONU HERKES ANLATABİLİR, ÖNEMLİ OLAN SIKINTILARIN DİLE GETİRİLMESİDİR.

Sevgili arkadaşlar, avukatlık gerçekten çok onurlu ve gururlu bir meslektir. Ancak maalesef kendi içimizde de bazı kendini bilmez gözünü para bürümüş, sırf para için mesleğin onurunu ayaklar altına alan insanlar vardır. Bunlardan uzak durun ve sakının. Siz dürüst olun, öyle ya da böyle bu meslek sizi olmanız gerektiği yere getirecektir. Bizler bu sistem içerisinde bazen yakınarak bazen de hayıflanarak mücadelemize devam ediyoruz. Ancak hiçbir şekilde mücadelemizi bırakma içerisinde değiliz. Dik duruşumuzu korumaya devam edeceğiz. Elbet insanlarda bunun bir gün farkına varacak ve bu meslek eski onurunu elde edecektir.

Saygılarımızla.
AV. SERDAR ÜLKÜ

Yazar: Konuk Yazar

Ayrıca bknz.

Söylesem Tesiri Yok, Sussam Gönül Razı Değil…

Konuk yazarımızız Aysuda FİDAN, Adana Barosu’nda serbest avukatlık yapmaktadır. Avukatım. En mutsuz meslekler sıralamasında 1. …

X