Anasayfa / Avukat / Barolar ve Özgürlükler

Barolar ve Özgürlükler

Hukuk, iktidarların fahişesidir.
Bakunin

Kamu kurumu niteliği taşıyan bir meslek kuruluşu olan ‘Baro’, adını ilk olarak Tanzimat  sonrası, 1878’de duyurmuştur. Kelime  anlamının aksine ‘Özgürlükler’ in savunma  işleviyle  bütünleştiği alanda kendini  bulan Barolar, bütünleşerek seslerini  kamu  tüzel kişiliği sıfatıyla  Barolar Biirliği çatısı altında duyururlar. Bugün de işlevi değişmeyen; kendisinden beklenen görev ve sorumlulukların yanı sıra, toplumsal önem arzeden  her konuda  görüş, öneri ve  itirazlarıyla ülkemiz için  aktif  meslek  kuruluşlarından belki de  en önemlisidir. Gerek ülkemizin ve gittikçe küçülerek küreselleşen dünyanın Demokrasi uygulamalarında, İnsan Hakları ve kamu  bilinci  noktalarında, gerekse de milli menfaatlerin söz konusu olduğu her  alanda  hem  kuruluş çatısı altında  hem de  basın  yayın organları   vasıtasıyla sesini duyurmak, örgütlü  eylemler  ve  çalışmalarla  söz konusu süreçlere  yön vermek durumundadır. Hal böyle olunca da  Barolardan beklenen, bünyesinde  mesleki faaliyetlerini gerçekleştiren tüm avukatların ortak sesi ve inancına  erişmek; yansız, kişisel menfaatler  ve lokal baskılardan uzak  bir yönetim anlayışıyla birlikte hareket  edebilmenin gücünü,  yararlı anlamda  kullanabilmektir.

Bugün içinde  bulunduğumuz yönetim şartlarında da, geçmişte  içinden geçtiğimiz  yakın siyasi tarihimize  yön vermiş en sancılı süreçlerde de Avukat Birliklerinin; bilhassa Baro Kuruluşlarının azımsanmayacak  etkileri  olmuştur. Peki, kaç avukata sorsak kaç olumlu  cevap alabiliriz, Baroların kendi içlerinde yansız; tam anlamıyla  apolitize  edilmiş değilse de, kendi Baro çevresindeki tüm avukatlara eşit  mesafede çalıştıkları sorusuna? Tartışmaya fazlasıyla açık. Bünyesinde mesleğimi sürdürmekte olduğum Konya Barosu Avukatlarından Sayın Av. Oktay Unkur’un Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa dilekçesini okumakla, hakkında  oturup  ciddi ciddi düşünülmesi gerektiğine karar verdiğim çok güncel  bir mesele olduğuna inanıyorum. Mevcut siyasi konumu itibariyle  Türkiye, belki de  en zorlu sonavlarından birini vermekte. Üstelik geçmişe  göre  daha  az  kanlı, daha  az  sivil hayata  yansır  infiallerden uzak,  daha  bürokratik ve  kapılı kapılar  arkasında  olgunlaşan, meyvelerini  yerin  altına  veren  bir  ağaç gibi büyüyen bir döneminde.  Bu kritik zamanlarda daha çok altını çizmek gerek Baro  Seçimlerini  direkt  etkileyen siyasi  gücün, Hukuk Sisteminde  açtığı yaraların. Öyle ya, genel tablo itibariyle (istisnai, duruşunu  siyasi iktidara  göre değil inandıklarına göre  belirleyen barolarımız da  mevcut elbette) siyasi süreç hangi rüzgara  kapılmışsa, Baro Yönetimleri de  çatılarını bu  yönde   kuruyor, mesleki birlik ve Türk Hukuk Sistemi’nin gelişmesinin  önüne  hep bu iç çekişmeler, çoğunluğun iktidarı ele geçirmekteki başarısı ve mücadeleden uzak duruş koyuluyor. Ne yazık ki bu da zamanla dilsizleşen, yanlış uygulamaların, yönetim erkini elinde  tutanların neden olduğu  yıkımların karşısında  dimdik ayakta  duramayan topallayan bir  sessiz/renksiz meslek kuruluşu  haline  gelmemizi sağlıyor. Umarız  bunu  içinden  geçiren, adliyelerde dile getirmekten de  imtina  etmeyen,  sesini duyurmak isteyen tüm meslektaşlarımız cesaretle her  fırsatta fark  ettirmeye çalışır.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde staj yaptığım dönemde  sıkça  Hukuk Müzesi’ni inceleme  fırsatı bulmuştum. Müzede belleğimize çivilerle kazınan nice  önemli dosyaya ait itirazlar, evraklar, o  dilekçeleri hayata geçiren mürekkepler,  daktilolar  var herkes  bilir. Ancak asıl var olan, mesleğini onuruyla  yapmış, en zorba iktidarların  dahi karşısında  inançları uğruna savaşan herkese eşit bir saygıyla  ve savunma  hakkının kutsallığı ile yaklaşabilmiş güzel insanların; gerçekten ‘iyi’ avukatların yaşadığı gerçeği. İlkeleri olan, toplum yararına  hukuk sistemini hep biraz  daha  aydınlık  günlere taşımak gayreti olan avukatlarımızla müteşekkil Barolara sahip olmak umudu  ve dileğiyle..

Yazar: Görkem Tan

Görkem Tan
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Avukat, Blogger.