Anasayfa / Eğitim / Hukuk Öğrencilerine Naçizane Tavsiyelerim

Hukuk Öğrencilerine Naçizane Tavsiyelerim

Onca uğraş ve çalışma sonunda belki büyük bir istekle belki de hasbelkader hukuk fakültesine kaydınızı yaptırdınız ve liselerdeki sınıf ortamından ayrılarak amfinin yüksek tavanlı, soğuk havasıyla tanıştınız. İlk sene üniversiteyi, üniversitenin bulunduğu muhiti ve arkadaşları tanımakla geçecek. Üniversitenin tamamı su gibi akıp geçecek ya neyse… İnsan bazı şeyleri yaşadıktan sonra daha iyi görebiliyor, geçmişe dönüp şunları yapsaydım, şunları yapmasaydım demek çok kolay; mühim olan yaşamadan önce bunun farkında olup ona göre hareket edebilmek. Bu konuda biraz yardımcı olabilirsem ne mutlu bana. Fazla uzatmadan maddeler halinde sıralayayım.

  • Sakın ola insan seçmeyin. Ne kadar çok insan tanır, ne kadar çok kişiyle sohbet ederseniz o kadar iyidir. Her türlü ortama girin herkesle samimi olun demiyorum tabi ki ama göz temasınız olan herkesle selamınız da bulunsun. Eğer 400-800 kontenjanlı devlet üniversitelerinden birinde hukuk okuyorsanız bu çok daha önemli bir madde haline geliyor. Bu tarz fakülteler Türkiye’nin ufak birer prototipidir, her türden, her yöreden, her fikirden insan bulunur. Ne kadar çok insan tanıyıp sohbet etme fırsatı bulursanız, o kadar iyidir ve faydasını ileride anlarsınız.
  • Hukuk fakültesi’nde olduğunuzu unutmayın, bu da işiniz gücünüz okumak demek. Hatta mümkünse hızlı okuma tekniklerinin anlatıldığı bir kurs, kitap, dvd seti vs. ayarlayın ve okumayı daha kolay ve hızlı bir hale getirin. Yoksa bırakın roman, dergi okumayı; okul kitaplarını, ders notlarını, pratikleri okumayı dahi yetiştiremeyeceksiniz, sınav yaklaşırken elinizdeki kaynaklar arasında tercih yapmak zorunda kalacaksanız. En güzeli birinci sınıfta hızlı okuma tekniğinin üzerine gitmek.
  • Eğer vakıf üniversitesinde okuyorsanız yabancı dil konusunda biraz daha şanslısınız demektir. Devlet üniversitelerinde malesef yabancı dil ikinci planda kalıyor. Her alanda olduğu gibi hukuk alanında da yabancı dil büyük bir öneme sahip. Hakimlik-savcılık konusunda ısrarcıysanız durum değişebilir ancak hedefiniz avukatlık ise yabancı dili de ihmal etmeyin. Güncelleme 20.05.2016: Esasen hakimlik savcılık hususundaki bu cümleyi revize etmek gerekiyor çünkü bugün mevcut hakim savcılar arasında yabancı dil bilme oranı son derece düşük; hatta ingilizce dışındaki dillerde inanın elin parmaklarını geçmeyecek kadar sayı düşüyor. Adalet Bakanlığı bakanlıktaki idari görevlerde hakim ve savcıları görevlendirir; yabancı dilin ihtiyaç duyulduğu idari görevlerde de ilgili yabancı dili bilmek çok büyük bir avantajdır. Dolayısıyla hakim, savcı, avukat, akademisyen farketmez yabancı dil(ler) öğrenmeye bakın.
  • Dersleri kanundan takip edin. Mezun olduktan sonra teori uçup gidebilir belki ama kanunlara hep göz aşinalığınız olsun. Derslere kitap, defter götürmeseniz bile kanun götürün. Hocanın söylediği meseleyi kanunda bulmaya çalışın. Okul bitip de avukat olduktan sonra elinizde kitap veya karşınızda hoca olmayacak, kanunlarla baş başa kalacaksınız. Kanunlarla ne kadar erken haşır neşir olursanız o kadar iyi.
  • Kendinize bir blog açın, hukuk konusunda yazılar yazın. Derste öğrendiklerinizi yazabilirsiniz, hocaların verdiği ödevleri blogunuza da aktarabilirsiniz, fakülte ve genel olarak hukuk konusunda yazılar yazabilirsiniz. Blog ile yazma konusundaki hünerinizi keşfeder, yeni yeni ifade teknikleri geliştirirsiniz. Ülkemizde davalar genelde dilekçeler üzerinden yürüdüğü için, üniversite boyunca okumak olan göreviniz, üniversite bittikten sonra yazmak ile yer değiştirecek ve sürekli bir şeyler yazacaksanız. 4 yıllık bir blog geçmişi yazınıza büyük katkı sağlayacaktır.
  • İlk iki sene değil belki ama ikinci ve üçüncü sınıfta part-time olarak bir hukuk bürosunda çalışın. Üniversite’de öğrendikleriniz ile uygulamanın ne kadar farklı olduğunu ne kadar erken öğrenirseniz o kadar iyidir. Teori ile pratik arasında her zaman fark vardır ancak ikisi birbirini tamamlar. Biri olmadan diğeri işe yaramaz. Evet okulda işin kuralını, doğrusunu, olması gerekeni neyse onu öğreniyorsunuz, lakin gerçek hayatta, uygulamada, adliyede, mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde işler nasıl dönüyor, okul sıralarında iken görmek büyük fayda sağlar.

Tüm bunları yaparken sosyal hayatınızı, eğlenmeyi, gezmeyi, dolaşmayı, sinemayı, tiyatroyu ihmal etmeyin…….

Tabi vakit bulabilirseniz 🙂

Başarılar.

Yazar: Bahadırhan

Ayrıca bknz.

6296 Sayılı Kanun ve Yeni Bir Hukuk Fakültesi

28276 sayı ve 27.04.2012 günlü Resmi Gazete’de yayınlanan 6296 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nda Değişiklik …

X