Anasayfa / Genel / İzlenmesi Gereken Hukuk ve Adalet Konulu 10 Film

İzlenmesi Gereken Hukuk ve Adalet Konulu 10 Film

Uzun zamandır Hukuk Sokağı’nda yazamamıştım aslında. Kitap kampanyasını duyunca yazmak istedim. Bu yazıyla birlikte yeniden yazmaya başlamayı ümit ediyorum. Hukukçunun sahip olması gereken vasıfları, fakülte sıralarındayken hocalarımız sıklıkla tekrarlardı. Yalnızca kanun bilmenin yetmeyeceği, hukukçunun edebiyatının da genel kültürünün de ortalamanın üzerinde olması gerektiğinden dem vururlardı. Nasıl ki sürekli değişen mevzuata ayak uyduruyor ve mesleki donanımımızı besliyorsak; kültürel ve sanatsal aktivitelerle ruhumuzu da besleyebilmeliyiz. Bu nedenle hukuk ve adalet konusunu işleyen filmlerden bir liste hazırladım. Şayet unuttuklarım olursa sayfanın altındaki yorum kısmını kullanarak katkıda bulunabilirsiniz.

12 Kızgın Adam (1957)

Bir cinayet davasını konu alan film, sanığın 12 jüri üyesinin 11’i tarafından suçlu bulunmasını ve sanığa inanan bir üyenin, diğerlerini ikna çabasını konu alıyor. Filmde neredeyse kullanılan tek mekan, jüri odasıdır ve filmde hiç isim kullanılmamıştır. Filmde, sanığı suçlu bulan üyelerin yabancı düşmanlığı, önyargı, çoğunluğa uyma, geçmişle hesaplaşma gibi kavramlarla yüzleşmeleri işlenmektedir.

Nuremberg Duruşması (1961)

Soğuk savaş döneminde geçen filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Nazi eylemlerini yasal hale getiren yargıçların yargılanmaları konu edilmektedir. Hakimler adaleti mi sağlar, yasaları mı uygular tartışması etrafında mutlaka izlenmesi gereken bir film.

Dava (1962)

Kafka’nın aynı adlı romanından uyarlanan film, pek çok eleştirmen tarafından en iyi Kafka uyarlaması olarak kabul edilmekte. Filmin yönetmeni Orson Welles de film hakkında “en beğendiğim filmim” demiştir.

Davacı (1986)

Zeki Ökten’in yönettiği ve Kemal Sunal ile Savaş Yurttaş’ın boşrolde olduğu film, aynı köyde yaşayan iki komşu arasında bir hayvan sürüsünün komşu bahçeye girmesiyle başlayan ve 7 yıl boyunca süren dava sürecini ve adalet sisteminin ağır işlemesini mizahi bir dille anlatmaktadır.

Birkaç İyi Adam (1992)

Başrollerinde Tom Crouse’un oynadığı filmde, ordu içinde bir askerin öldürülmesi ve cinayein arkasında yatan gerçeğin ortaya çıkarılması süreci konu ediliyor.

Şeytanın Avukatı (1997)

Kült bir film haline gelen ve izlemeyenin olduğunu düşünmediğim Şeytanın Avukatı, başarılı bir avukat olan Kevin Lomax’in, John Milton ile tanıştıktan sonra New York’a taşınması ve sonrasında etrafında başlayan değişim ve gariplikleri konu alıyor.

Yalancı Yalancı (1997)

Savunma avukatı Fletcher Reede, oğlunun doğum gününe gitmeyi yalan söylemeyi tercih edince 5 yaşındaki oğlu Max de ‘babasının bir gün için hiç yalan söylememesini’ diler ve dileği kabul olur. Reede, tüm gün boyunca duruşmaları ve iş görüşmelerinde sadece doğruyu söylerken düştüğü komik durumlar, Jim Carrey’nin oyunculuğuyla keyifle izlenebilir. Tabii, hala izlemeyenler kaldıysa.

Masum Bir Katil (1999)

Barodan ihraç edilen bir avukatın, başından geçenleri kaleme almak üzere yazmaya başladığı süreçte hırsızlık ve cinayetle suçlanması sonrası, kendisini aklamaya çalışmasını anlatıyor. Filmde, Shekespeare’in “Yapacağımız ilk iş, haydi bütün avukatları öldürelim” sözüne atıf yapılıyor.

Pardon (2004)Pardon

Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin ve Ali Çatalbaş’ın başrolde olduğu ve pek çok önemli oyuncu bünyesinde barındıran film, yıllar sonra askerlik hizmetini yapmak için İstanbul’da bulunduğu sırada gözaltına alınan İbrahim’in 6 yıl 3 ay boyunca tutuklu kalışını mizahi bir dille anlatıyor.

Adalet Peşinde (2009)

Jamie Foxx’un başrolü üstlendiği filmde, karısı ve çocuğu gözü önünde öldürülen bir adamın, suçluların hak ettiği cezalara çarptırılmaması üzerine adaleti kendi başına sağlamaya karar vermesi işleniyor. Gerilim olarak kategorize edilen ve bolca aksiyon sahnelerine de yer verilen filmde, kişisel adalet konu edilmiş.




Yazar: Berk Enes

Berk Enes
Şimdilik hukuk fakültesi öğrencisi. Yarın ne olur bilinmez. Yarına çok var...
X