Anasayfa / Haber & Güncel / Biz Yıkıldık, Daha Çok Yıkılmamak İçin…

Biz Yıkıldık, Daha Çok Yıkılmamak İçin…

Kadına yönelik her tür şiddet olayında ülkece vahim bir karanlığa gitmekteyiz. Yıllardır mevcut erkek egemen toplum anlayışının doğurduğu aile içi şiddet, cinsel istismar ve cinayet vakaları yönetim erkinin yanlış politikaları ve duyarsız/ omurgasız duruşu yüzünden mutasyona uğruyor. Ortaya daha çirkin, daha korkunç bir tablo çıktığını görmemek için ya aptallık derecesinde iyimser ya da kör olmak gerek.  Kadının yerini, kadının adını, kadının toplumsal kimliğini, sendikal kimliğini, eğitimde ve iş hayatındaki yerini tartışarak iyileştirmeye çalışan pek çok sivil toplum örgütü ne yazık ki egemen güce ait sapkın  ve cahil toplum mühendislerince hiç edilmeye çalışılıyor. Kadının fıtratı, doğurması gereken çocuk adedi, kürtaj hakkı, kılık kıyafeti, karma eğitimin yanlışlığı dillendiriliyor.  En korkuncu da bütün bunları işleyen bağnaz zihniyetin arkasında da kadınlar duruyor. Karma eğitim ile erkek ve kız öğrencilerin bir arada durmalarının sakıncasını düşünmek, cinsel eğitim almamış, cahil bir nesil daha nasıl vahşileştirilebilir demekle eş değer. Başörtüsü bir seçim ve özgürlük iken bunu ideolojik maksatlara çevirerek güç kazanmak uğruna kadınları alenen kandırmak aymazlığın dik alası. Tüm bunları cesurca dile getirmek ise saldırıya açık!

Özgecan’a ait kalan son videoyu izledim.. Saflığı, henüz uyanmadığı çocukluğu öyle aşikar. Yaşasa ve bu olayı hayatta kalarak atlatsa belki daha çok okuyacak daha çok yazacak ve kadına yönelik şiddete, cinsel saldırılara o da bizimle birlikte haykıracaktı.  Onun en kutsal yaşama hakkını böylesi aşağılık biçimde elinden alan yaratıklara bakınca bir baba-oğul profili görüyoruz. Oğlunun işlediği canavarca cinayeti derhal ihbar etmek yerine oğlunu kurtarmaya çalışan baba!!

Eğitime çekirdekten başlamanın önemi filan demek isterdim ama durum o denli korkunç ki böyle klişe cümlelerle üzerinden geçmeyi zul görüyorum.

İran’da devrilen şahlık rejimi sonrası Humeyni’nin ılımlı İslam politikası ile vaat ettiği her şeyin nasıl kadınların katliamıyla sonuçlandığını sıkça hatırlamakta fayda var.

Dinimiz kadını korumayı emreder. Dini cehaletle kullanarak ‘özgürlük’ adı altında kadınların giyimi, toplumdaki yeri üzerinde tahakküm kurarak kadının toplumdaki yerini her geçen gün zayıflatan, yaftalayan, seçimleri ile saldıran zihniyet kim olursa olsun, hepsine karşı boyun eğmeyen bir tavır sergilemek özgür  ve insanca yaşama hakkı için sadece kadınların değil hepimizin boynunun borcudur.

Yazar: Görkem Tan

Görkem Tan

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Avukat, Blogger.