Anasayfa / Avukat / Edirne Barosu’ndan İç Güvenlik Paketiyle İlgili Açıklama

Edirne Barosu’ndan İç Güvenlik Paketiyle İlgili Açıklama

İç güvenlik paketi tüm tartışmalarıyla birlikte TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam ederken, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Barolar da bir bir çekincelerini paylaşıyorlar. Türkiye Barolar Birliği ve pek çok Baro’nun ardından son olarak Edirne Barosu da yasa tasarısıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamanın tam metnini yazının devamında bulabilirsiniz.

Toplumumuzun dikkatine;

Son günlerde, İç Güvenlik Paketi adıyla kamuoyuna yansıyan yasa tasarısı; Cumhuriyet tarihinde, iç güvenliğe ve kamu barışına indirilen en büyük darbe olmaya gebedir.

Söz konusu Yasayla; Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesince güvenceye alınmış, on sekizinci yüzyıldan beri kamu özgürlüklerinin sert çekirdeğini oluşturan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, toplanma hakkı, ifade özgürlüğü, Polis Vazife ve Salahiyet Yasasında yapılan değişiklikle tanınan silah kullanma yetkisinin aşırı derecede genişletilmesiyle doğrudan yaşam hakkı, Anayasamızın on üçüncü maddesince korunmuş özünden yoksun bırakılacak, toplumun ilerlemesi ve düşüncelerin özgürce tartışılması, bu topluma çok görülen kavramlar olacaktır.

Bu Yasa, ancak 1940ların Avrupa faşizmine, 12 Eylülün darbeci düzenine yaraşır bir şekilde, devlet ve yönetimin ceza hukukunun sav ve karar ayaklarını tekeline almasına; valilerin yargıç, polislerin savcı olmasına yol açacaktır. Suç nitelemeleri mülki amirlerin yetkisi dâhiline alınıp, adli kolluk ve idari kolluk ayrımı temelinden çökertilecektir. Özel alan ve kamusal alan ayrımı kalkacak, belirsiz nedenlerle kimselerin eşyası üzerinde arama yapılmasının kolaylaşması sağlanacak; dolaylı olarak da fişlemenin alışılagelmiş ve hatta kaçınılmaz bir olgu olması gündeme gelecektir. Toplantı ve gösterilere katılan kimselerin; adeta her hareketi suç oluşturan eylem sayılacaktır.

Bununla da yetinilmeyip, çeşitli ülkelerdeki domates festivallerini anımsatacak kadar karikatüral biçimde, boyalı ve kimyasal su, kitlelerin üzerine sıkılacaktır. Ayrıca; Mecliste bile barışın sağlanamadığı bir ortamda tartışılan Yasanın, kamu barışına yararlı olması beklenemez. Uygar dünyada, en temel özgürlüklerden görülen ifade özgürlüğünün; adeta terör eylemi sayılması, eylemcilerin her fiilinin suç haline getirilmesi, asla kabul edilemez. Dünyada kısalma eğiliminde karşın, ülkemizde gözaltı süresinin iki katına çıkarılmasının hizmet edebileceği bir kamu yararı yoktur.

Dinlemelerin ve aramaların adeta oldubitti haline getirilerek; dinlemeler üzerinde yargıç denetiminin bir süse dönüştürülmesi, hiçbir hukuk devletinde kabul edilemez. Dahası, sosyolog Eisenstadt’ın da dediği gibi, tepeden inme dönüşümler başarısızlığa mahkûmdur. Savunma mesleğine yaşantılarını adamış biz avukatlar da, hukuk insanı gözüyle bu görüşe katılıyoruz.

Türkiye toplumu adına geri dönülemez sonuçlar yaratacak bu metnin yasalaşması; ülkemizi, demokrasi ve insan haklarından yoksun kaldığı karanlık günlere götüreceği gibi, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, özel hayat kavramları; ilerleyen yıllarda genç nesillere adeta bir masal gibi anlatılacak hale düşecektir.

Edirne Barosu avukatları olarak, bu toplumla demokrasinin uzun tarihini sona erdirecek; vatandaşa siyasi tartışmanın öznesi değil, tebaası gözüyle bakan, adeta bir hukuk ucubesi olan Yasa tasarısına karşı demokratik mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğimizi ilan ederiz.

EİDİRNE BAROSU AVUKATLARI

Yazar: Av. Coşkun MOLLA

Av. Coşkun MOLLA
Edirne Barosu, serbest avukat.

Ayrıca bknz.

İç Güvenlik Paketi 10: Tasarının Kabul Edilen Maddeleri Yasalaştı

İç Güvenlik Paketi’nde yasalaşma süreci sona erdi. TBMM’de dün başlayan görüşmeler, yaşanan tartışmaların ardından 16 …

X