Anasayfa / Haber & Güncel / Hukuk neden askıda?

Hukuk neden askıda?

Aslında bundan seneler seneler önce toplum sözleşmesiyle birlikte insanlar devlet güvencesi altına girerek salt halk olmak, haklarını ve özgürlüklerini teminat altına alabilmek istediler belki de. Peki alabildiler mi? Kısmen evet kısmen hayır. Aldılar çünkü kısasa kısas ile yaşasaydık herhalde insanlığın sonu yıl 2018 olmadan çoktan gelmişti. Fakat aynı zamanda alamadılar çünkü hukuk askıda olduğu için yine insanlık sona ermek üzere ve belki de çoktan erdi ve biz enkazın altında kurtulmayı bekliyoruz kimbilir?!

 

Elbet hukuk diyince akla salt yargı sistemi gelmiyor. Hukuk eğitimi serüvenimde 4.senem olmasına rağmen görüp şahit olduğum teorik ve uygulamadan rahatça diyebilirim ki hukuk aslında hayatın her alanında, bizimle iç içe. Yani insanlık bugün var olabiliyorsa hukuk sayesinde var çünkü hukuk salt mahkemeler, duruşmalardan ibaret değil. Bazen siyaset bazen ekonomi bazen felsefe bazen psikoloji kimi zaman sosyoloji kimi zaman tarih ve aklımıza gelmeyen çok dahasını barındıyor içerisinde. Bu denli her uğraşta karşımıza hukuk çıkarken askıda olan şey sistemden ziyade içsel bir şey olmalı. Mesela sevgi gibi. Sevgi her derde devayken sevgisizlik ise tam tersi her şeyi derde ve soruna çeviriyor. Dahası tahammülsüzlük, umursamazlık, kıskançlık, yüksek derece hırs, kin ve nefreti de beraberinde getiriyor.

 

Her şeyi sevemez her şeye kucak açamayız belki ama etrafımızda olan güzellikleri görmekle işe koyulabiliriz. Daha sonrası kendimizi kabullenip sahip olduklarımıza şükretmekle ve bardağın dolu tarafını görmekle devam edebiliriz çünkü biz boş tarafa odaklandıkça o bardak ne yazık ki hiç dolamayacak.

Nasıl her bir parmağımız birbirimizden farklıysa biz toplum olarak da her bir bireyin birbirinden oldukça farklı olduğunu fakat bu farklılıkların bir bütün oluşturarak hayata renk kattığını kabullenerek de başlayabiliriz işe mesela. Bunu kabullenmek doğmadan önce hangi hayatı hangi aileyi seçme imkanımızın olmadığını kabullenmekle paralel bir şey olacaktır çünkü bunu kabullendiğimiz an kimsenin aynı olmadığı gibi eşit şartlardan da gelemediğini fakat herkesin kendi hayat mücadelesinde kendi hayat hikayesini yazmak için mütemadiyen çabaladığını da algılayabiliriz bence.

 

Kısacası hukuk uygulamada yok değil sadece askıda çünkü var olan kanunlar olduğu gibi var olan hukukla ilişkili onca alan varken sevgisizlik öyle bir sarmış ki dört bir yanımızı mesleğini icra ederken en ufak tebessüm göstermeyenlerle dolu etraf, en ufak kavgada birbirini boğazlamak isteyenler, en ufak sorunda dişlerini gösteren, karanlık dünyalarında aydınlık kalabilenlere tahammül gösteremeyen onları yok etmek isteyip, vuran, kıran, döven kısacası canice şiddet uygulayıp öldüren ve ölenin bile arkasından ‘oh diyip’ sevinebilecek kadar gözü dönmüş nefretleri tıpkı ağacın dalları gibi tüm damarlarını kaplamış insan görünümlü yaratıklarla kaplı bu sistem.

 

Hal böyle iken gel de hukuk yok de. Tekrar ediyorum hukuk yok değil aslında olamayan sevgisizlik yani insanlık. Hukuk da bu sebeple tüm bu karambolun içerisinde asılı kalmış en ince kalan daldan düşmemek için son nefes çabalar durumunda, çaresiz ve bitap. Hala bir şans varken durumu kurtarmak ve sevgiyi seçmek en azından denemek gerekiyor sanırım. Nasıl yaparız bilemiyorum. Kimimiz dinle kimimiz imanla kimimiz dogmalarınızla kimimiz pragmatik yaklaşımlarımız kimimiz egolarımız kimimiz de koca kalplerimizle… nasıl ve hangi yolla yaptığımız önemli değil yeter ki daha fazla asılı kalmayıp tekrar insanlığımızı keşfedebilelim de hukuk da bi rahat nefes alabilsin artık…

 

Yazar: Ece ERGÜNEY

Ece ERGÜNEY
Özyeğin Üniversitesi Hukuk fakültesi öğrencisi

Ayrıca bknz.

663 Sayılı KHK Madde 47: Kişisel Sağlık Verileri

GİRİŞ Kişisel sağlık verileri; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Değiştirilen ve Eklenen Hükümler” başlıklı …

X