Anasayfa / Haber & Güncel / Son Çare Olarak Yemin Delili

Son Çare Olarak Yemin Delili

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenen yemin delili, hukuk sisteminin bir bütün olarak ele alındığında, göz ardı edilebilecek belki de çoğumuzun dilekçelerinde yer vermediği bir delildir. Kanunda kesin deliller arasında gösterilmesi , yemin delilinin  kullanımı açısından çok önemlidir.
Kişinin kendisinden kaynaklanan bir vakıa” nın kanıtlanması için, karşı tarafın bir başka delili yoksa ya da sunmuş olduğu delil, mahkemece yeterli görülmez ise, karşı taraf, bu kişiye yemin teklif edebilir.
HMK 225/1 maddesi yeminin ancak kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar için edilebileceğini hükme bağlamıştır. Aynı madde, son cümlesinde “Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır” hükmüne yer vererek, yeminin sınırlarını belirlemeye çalışmıştır.
Bir vakıanın yalnızca karşı tarafın kendisinden kaynaklanmış olması ona yemin teklif etmek için yeterli değildir. Aynı zamanda, bu vakıanın, davanın çözümü açısından önemli olması ve çekişmeli vakıalar arasında bulunması gerekmektedir. HMK 232/1 maddesi ve kurumun yapısı gereği ancak tarafa teklif edilir.
Unutulmaması gerekli bir konu, yeminin bir vakıa için edilmiş olmasıdır. Yemin kesin delil niteliğinde olmasına rağmen, sadece yemine konu vakıayı aydınlattığından ötürü, davanın kazanılması ya da kaybedilmesi anlamına gelmez. Sadece, davanın sonucuna etki eden vakıalardan birini çekişmeli olmaktan çıkarır.

Yemin delilinin, dilekçelerimizin deliller kısmında açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtayın bir kararında : “6100 sayılı HMK’nun 119/f maddesinin açık hükmü karşısında dava dilekçesindeki “vs.delil” ibaresinin yemin delilini de kapsadığı kabul edilemez. O halde mahkemece hükmüne uyulan bozma kapsamında bulunmayan, dava dilekçesindeki deliller içeresinde de yer olmayan icapsız yemine ilişkin davetiyeye icabet edilmediği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması usule yasaya ve usuli kazanılmış hak kuralına aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.19. Hukuk Dairesi 2014/9471 E. , 2014/13860 K.•”  

Yemin deliline açık bir şekilde dayandığımızı belirtiğimiz takdirde, mahkeme kararından önce yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. “Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür.3. Hukuk Dairesi 2015/12261 E. , 2015/19517 K.” 

Yemin delili neticesinde kazanılan dava sayısı bir elin parmağını geçmese de yemin deliline dilekçelerimizde dayanacaksak bunu açık bir şekilde belirtmemiz gerekmektedir. Velhasıl güzel bir alıntı ile yazımızı sonlandıralım  :

“Büyük bir kısmının, namus, şeref ve kutsal değerler üzerine, maddi menfaat uğruna yemin edebilen bir toplumun, “yeminden kim ölmüş” mantığıyla hareket ediyor olması, elinde iddiasını ispat için yeterli delil bulunmayan kişilerin, hukuk mahkemelerinde haklarına kavuşamaması sonucunu doğurmaktadır. Bu noktada hatayı, insanın biraz da kendisinde araması gerektiğini düşünüyoruz. İnsanlar, magazin haberleri okumaya ayırdıkları vakitlerinin onda birini hukuk öğrenmeye ayırsalar, ihtilaf doğmadan önce önleyici hukuk hizmeti alsalar, ne iddialarını ispatta mahkemede sorun yaşarlar, ne de karşı tarafı namus ve şeref üzerine yalan yere yemin etmek zorunda bırakırlar. Kaldı ki, borçlu olduğu halde, bunu vekili vasıtası ile veya bizzat inkar eden tarafın, duruşmada yemin etse de, etmese de, bunun vicdani yükümlülüğünü üzerine aldığı da bir gerçek. İnsanlarımız, yalan yere yemin etmeyecek kadar zaten dürüst olsalardı, kimse kimsenin hakkına göz dikmez, insanlar borçlarına sadık olur, dolayısı ile olay da yargıya intikal etmeden çözülürdü… Siz, tedbirinizi zamanında alın ki, hakkınıza kavuşmanız,  karşı tarafın vicdanına kalmasın…”

Yazar: Av.Volkan KAYA

İstanbul Barosunda Avukat.
Yazar ve Şair.

Ayrıca bknz.

İş Mahkemeleri Kanunu Resmi Gazete’de Yayımlandı

TBMM Genel Kurulu’na 12 Ekim 2017’de 7036 sıra numarası ile kabul edilerek yasalaşan İş Mahkemeleri Kanunu, bugünkü …