Anasayfa / Haber & Güncel / YAĞMA (GASP) SUÇU VE CEZASI

YAĞMA (GASP) SUÇU VE CEZASI

Toplumumuzda ‘’gasp’’ adı ile binilen yağma suçu, ceza hukukumuzda malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde yer almaktadır. Ülkemizde daha çok genç nüfuslar tarafından işlendiği görülen yağma suçu, suçun icrası bakımından kolaymış gibi görünse de suçun ceza sınırı 6 ila 10 yıl arasıdır.

Yağma suçunun koruduğu hukuki değer, hırsızlık suçunda olduğu gibi kişilerin taşınır mal üzerindeki mülkiyet haklarıdır. Yağma suçu, hırsızlık suçu ile karıştırılan bir suç tipidir. Fakat yağma suçu, hırsızlık eylemini içinde barındıran bir suç tipidir.  Hırsızlık eyleminin yanında cebir veya tehdit eylemlerinin var olması halinde yağma suçu oluşmaktadır.

Yağma suçunun konusu başkasına ait taşınır maldır. Yukarıda bahsi geçen cebir veya tehdit eylemlerinin, kişinin taşınır malına yönelik gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Örneğin, (A) nın elinde bulunan telefonun (B) tarafından tehdit edilerek zorla alınması Yağma suçunu oluştururken; masanın üstünde bulunan telefonun gizlice (B) tarafından alınması hırsızlık suçunu oluşturmaktadır.

Anlattığımız üzere yağma suçunun unsurlarına bakacak olursak;

  • Failin, eylemi gerçekleştirmek için cebir veya tehdit kullanması,
  • Cebir veya tehdit eylemlerinin taşınır mala yönelik olması,
  • Mağdurun yağma eylemi karşısında susmaya mecbur kılınması.

Kanunumuzun 148. maddesinde düzenlenen Yağma suçunun metninde, senedin yağma eylemi de düzenlenmiştir. Senedin yağma suçu ise, cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun;

  • Kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye
  • Böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya,
  • İlerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde senedin yağma suçu oluşmaktadır.

Senedin yağmasında önem arz eden husus, senedin ‘’borç doğurucu’’ olmasıdır. Yani borç doğurmayan bir senedin, ileride bir konuda delil olarak kullanılmasına elverişli bir yazılı belgenin cebir veya tehditle alınmış olması halinde yağma suçu oluşmayacaktır.

Toplumumuzda boş kağıda atılan imzalar hususunda birçok mağduriyet yaşanmaktadır. Boş kağıda atılan imzaların cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle atılması halinde yine yağma suçu oluşur. Bunun nedeni ise boş kağıda atılan imzanın ileride senet haline getirilebilecek bir niteliktedir.

Yağma suçunda malvarlığına giren suçlar gibi Etkin Pişmanlık hükümleri söz konusudur. Sanıklar, TCK 168. maddesinde yer alan hususları gerçekleştirmiş olmaları durumunda Etkin Pişmanlık nedeniyle ceza indirimlerinden faydalanmaktadırlar.

Yağma suçunu işleyen şüphelinin, soruşturma başladıktan fakat kovuşturma başlamadan önce mağdurun zararını aynen geri verme veya zararını tazmin etme halinde, hakkında verilecek cezanın yarısı kadar; bahsi geçen durumun kovuşturma aşamasında yani yargılama başladıktan sonra gerçekleşmesi halinde ise sanık hakkında verilecek cezanın üçte birine kadar indirim yapılmaktadır.

 

Yazar: Av. Abdullah FIRAT

Av. Abdullah FIRAT

İstanbul Barosu
Fırat Hukuk & Danışmanlık Bürosu