Anasayfa / Haber & Güncel / Yeni Tüketici Kanunu Kapsamında Mesafeli Satım Sözleşmesi

Yeni Tüketici Kanunu Kapsamında Mesafeli Satım Sözleşmesi

Mesafeli satım sözleşmesi, satıcı ve tüketicinin bir araya gelmeden, internet, telefon veya başkaca herhangi bir iletişim aracı vasıtasıyla gerçekleştirilen satım sözleşmeleridir. Gerek satıcı ile tüketicinin fiziken bir araya gelmemeleri, gerekse de tüketici tarafından satın alınan malın fiziken görülmeden satın alınıyor olması bir takım riskler beraberinde getirmektedir. Bu sebeple mesafeli satım sözleşmeleri Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“Kanun”) tarafından özel bir takım düzenlemelere tabi tutulmuştur.

Kanun, mesafeli satım sözleşmesinin kurulması öncesinde satıcıya bir takım yükümlülükler yüklemektedir. Bunlarla ilgili ayrıntılı hükümler ilgili yönetmelikte düzenlenmekle birlikte bazı önemli hususlar kanundaki yerini almıştır.

Mesafeli satım sözleşmelerinde satım işleminin gerçekleşmesi öncesinde tüketicinin bir takım hususlar hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Uygulamada bu e-ticaret sitelerinde “Mesafeli Satım Sözleşmesi” vb. isimler altında gerçekleştirilmekle birlikte yönetmelik bu sözleşmenin bir takım zorunlu unsurlarını maddeler halinde saymaktadır.

Herhangi bir uyuşmazlık halinde bu bilgilendirmelerin yapılmış olduğuna ilişkin ispat yükü ise satıcıya yüklenmiştir. Üstelik bu bilgilendirmenin en az 12 punto büyüklüğünde açık ve anlaşılır bir şekilde yapılması öngörülmüştür.

Yeni kanunda satıcı ayrıca, satım işleminin hemen öncesinde bir adım sonra ödemenin gerçekleşeceği hususunda tüketiciyi uyarmakla yükümlü kılınmıştır. Örneğin ödeme sayfasına geçilmeden veya ödeme işlemini onaylayan buton tıklanmadan önce “Bir adım sonra ödeme işleminiz gerçekleşecektir!” veya “Ödeme işlemini onaylıyor musunuz?” şeklinde bir uyarı konması artık zorunluluk haline getirilmiştir. Daha sonra ortaya çıkacak bir uyuşmazlıkta ilgili uyarının yapıldığına ilişkin ispat yükü de yine satıcıya yüklenmiştir.

Siparişin tüketiciye teslimi konusunda da bir üst sınır öngörülmüştür. Eğer satıcı daha kısa bir süreyi taahhüt etmemişse siparişin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde siparişi teslim etmekle mükelleftir. Bu süre içerisinde siparişi kendisine ulaşmayan tüketici sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

Yeni kanunun önemli bir yeniliği de; tüketicinin mesafeli satım sözleşmelerinde 7 gün olan cayma hakkı süresinin yeni kanunda 14 güne çıkartılmış olmasıdır. Böylece tüketici malı teslim aldığı günden itibaren 14 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeksizin cayma hakkını kullanarak satın aldığı ürünü iade edebilecektir. Üstelik satıcının cayma hakkı ile ilgili gerekli bilgilendirmeyi yapmamış olması halinde 14 günlük süre aranmaksızın cayma hakkı kullanılabilecektir. Ancak bu da sınırsız değildir ve 1 yıllık üst süre öngörülmüştür.  Bu noktada cayma hakkının yapılmış olduğu konusunda ispat yükü yine satıcı üzerine yüklenmiştir. Malın mutat kullanımının getirdiği (örneğin kutusunun açılması, ürünün denenmiş olması gibi) değişiklik ve bozulmalar cayma hakkının kullanımını engellemeyecektir.

Ancak cayma hakkının kullanılamayacağı bir takım istisnai durumlar da mevcuttur. Cayma hakkı hakkında tüketicinin bilgilendirilmesi hususu burada da geçerlidir ve tüketicinin cayma hakkını kullanılmayacağının satış esnasında tüketiciye bildirilmesi gerekmektedir. Henüz taslak aşamasında olan yönetmelikte düzenlenen cayma hakkının kullanılamayacağı istisnai haller şunlardır:

  • Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmeler.
  • Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler.
  • Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler.
  • Sağlık veya hijyen açısından iadesi uygun olmayıp, tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olan mallara ilişkin sözleşmeler.
  • Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallara ilişkin sözleşmeler.
  • Malın tesliminden sonra ambalajın açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler.
  • Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete, dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler.
  • Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler.
  • Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler ve tüketiciye anında teslim edilen gayrimaddi mallara ilişkin sözleşmeler.

Kanun ayrıca mesafeli satıma aracılık etmek suretiyle satış üzerinden veya satıma ilişkin ilan üzerinden komisyon alan aracılarda satıcı veya sağlayıcı ile yapılan işlemlere ilişkin kayıtları tutmak ve istenilmesi halinde bu bilgileri ilgili kurum, kuruluş ve tüketicilere vermekle yükümlü kılınmışlardır. Satıcı ve aracılar için bu bilgilerin tutulması süresi yönetmelikte 3 yıl olarak belirlenmiştir.

Ayrıca bu hükümler hakkında tespit edilen her bir aykırılık hakkında Bakanlığa işlem veya sözleşme bazında 200,00 Türk Lirası idari para cezası kesme yetkisi tanınmıştır.

Yazar: Bahadırhan