Anasayfa / İçtihatlar / Ön İnceleme Duruşması Yapılmadan Taraflardan Tanık Listesi Sunmalarının Beklenemeyeceği

Ön İnceleme Duruşması Yapılmadan Taraflardan Tanık Listesi Sunmalarının Beklenemeyeceği

Özet: Ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, tarafların tanık listesi vermeleri beklenemez. Süresinde cevap ve delil bildirmeyen davalının, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiş olacağına göre, ön inceleme duruşmasından önce bildirdiği tanıkların da bu doğrultuda dinlenmesi gerekir.

T.C.
YARGITAY
2. Hukuk Dairesi
E: 2013/16048 K: 2013/29319 K.T.: 11.12.2013

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Dava, 27.07.2012 tarihinde açılmıştır. Mahkemece ön incelemenin duruşmalı yapılmasına ve davalıya delillerini bildirmesi için ihtar gönderilmesine karar verilmiş ve bu ihtar taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı ön inceleme duruşmasından önce delil listesini ibraz etmiş, davalı ise cevap süresi geçtikten sonra cevap ve delil listesi sunmuştur, ön inceleme duruşması yapılmış ve tarafların anlaşamadıkları hususlar tespit edilmiştir. Davalı tarafından bildirilen tanıklar, süresinde bildirilmediği gerekçesiyle dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Ön inceleme duruşması yapılmadan, tensiple taraflara, dilekçelerinde göstermiş oldukları ve belge niteliğindeki delilleri sunmaları veya bulundukları yerlerle ilgili açıklamada bulunmaları (HMK md. 140/5) için süre verilmesi bu anlamda sonuç doğurmaz. Öte yandan; delil, çekişmeli vakıaların ispatı için gösterilir (HMK md. 187/1). Ön inceleme duruşması yapılmadan, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar belirlenmeden, tarafların tanık listesi vermeleri de beklenemez.

Bu sebeple süresinde cevap ve delil bildirmeyen davalının, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiş olacağına göre, ön inceleme duruşmasından önce bildirdiği tanıkların da bu doğrultuda dinlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava 27.07.2012 tarihinde açılmış;davalı yasal süresinden sonra cevap dilekçesi adıyla bir dilekçe ile ön inceleme duruşmasından önce delil listesi vermiştir. Süresinden sonra verildiğinden;bu dilekçeye cevap dilekçesi (HMK md. 129,317) niteliği verilemeyeceği gibi,kanunda dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasında (HMK md. 126-136) kullanılabileceği belirtilen bir kısım hakların( HMK md. 116,141) bu dilekçeyle ileri sürülebileceği de kabul edilemez. Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı,davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların (HMK md. 119/l-e) tamamını inkar etmiş sayılır (HMK md. 128). Dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesi aşamasının (HMK md. 126-136) tamamlanmasıyla birlikte ön inceleme aşamasına (HMK md. 137-142) geçilir. Süresinde cevap dilekçesi verilmemiş ise,cevap için öngörülmüş sürenin (HMK md. 127) bitmesiyle birlikte,dilekçelerin verilmesi aşaması tamamlanmış olur ve artık ön inceleme aşamasına geçilmesine bir engel kalmaz. Usulüne uygun olarak yapılan ön incelemede hakim;özellikle tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususu belirleyerek uyuşmazlık konularını tespit edecektir (HMK md. 140/1,2). Cevap vermemiş olan davalı, savunmasını herhangi bir vakıaya dayandırmış olamayacağı ve sadece davacının dayanağı vakıaların tamamını inkar etmiş durumuna düşeceğinden;bu durumdaki bir boşanma davasında, uyuşmazlık konusu artık davacının dayandığı vakıalar olacaktır. Böyle bir durumda; davalının savunması da buna bağlı olarak, ancak davacının dayandığı vakıaların gerçek olmadığına (çürütülme=karşı ispat) yönelik ispat faaliyeti ile sınırlı olacaktır. Yukarıda da açıklandığı gibi,uyuşmazlık konusu ön incelemede belirleneceğine göre; cevap vermeyen ve daha önce delil bildirmeyen davalının; sadece davanın inkarı ile sınırlı olarak ön inceleme aşamasının sonuna kadar ve duruma göre tahkikat aşamasında (HMK md. 143-183) da delil bildirme ve bunların toplanmasını talep etme hakkına sahip olduğunun kabulü gerekir. Buna karşılık açıklanan duruma düşmüş olan davalı;davacıya yönelik farklı bir vakıanın varlığını ileri süremeyecek ve bunun ispat faaliyetinde de bulunamayacaktır.

Bu durumda davalının ön inceleme aşamasından önce delillerini bildirdiğine göre; yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmek üzere,gösterdiği delillerinin usulünce toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek; tarafların kusur dağılım ve derecesinin takdiri ile,tarafların boşanmanın fer’ilerine ilişkin taleplerinin karara bağlanması gerekirken; bu konularda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz edilen hükmün açıkladığım yönde bozulması gerektiği inancındayım. Bu bakımdan; değerli çoğunluğun bozma sonucuna katılmakla birlikte,bozma gerekçesine kısmen katılmıyor ve hükmün açıkladığım gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyorum.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN

Hukuk Sokağı kurucusu, editörü. Avukat, arabulucu, hukukçu bilirkişi.

Ayrıca bknz.

Sallanmış sistemin sallanmış çocukları

Ülkemizde her şey tamam mı da eğitim tamam olsun diyenler illa vardır aranızda. Eminim ki …