Anasayfa / İçtihatlar / TAHLİYE TALEPLİ İCRA TAKİBİ – 30 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİNİN ÖDEME EMRİNDE YAZMASI GEREKTİĞİ – MATBU KISIMDA YAZILMASININ YETERLİ OLMADIĞI

TAHLİYE TALEPLİ İCRA TAKİBİ – 30 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİNİN ÖDEME EMRİNDE YAZMASI GEREKTİĞİ – MATBU KISIMDA YAZILMASININ YETERLİ OLMADIĞI

Özet: Davalı borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde 30/7 günlük ödeme ve itiraz sürelerinin metin kısmında yazılmadığı, matbu olarak düzenlenen ödeme emrinde A ve B harfli dipnotta yazılı olduğu görülmüştür. İİK’nın 269/1. maddesi yollaması ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesinde yer alan yasal otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, dipnotta yazılı olması ödeme emrinin yasaya uygun şekilde düzenlendiği anlamına gelmez. Yasal koşulları içermeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle istemin reddine karar vermek gerekirken, tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.

T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2015/6730 K: 2015/9759 K.T.: 11.11.2015
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece tahliyeye karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nın 269/b-4 maddesi hükmü gereğince borçluya gönderilen ihtarlı ödeme emri TBK’nın 315. maddesinde yazılı ihtar yerine geçer. Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesinde konut ve çatılı işyeri kiralarında temerrüt ihtarında verilecek süre 30 gün olarak öngörülmüştür. Davaya dayanak takip dosyasında, davalı borçluya gönderilen örnek 13 ödeme emrinde 30/7 günlük ödeme ve itiraz sürelerinin metin kısmında yazılmadığı, matbu olarak düzenlenen ödeme emrinde A ve B harfli dipnotta yazılı olduğu görülmüştür. İİK’nın 269/1. maddesi yollaması ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesinde yer alan yasal otuz günlük ödeme süresinin ödeme emrinde açıkça yazılması zorunlu olup, dipnotta yazılı olması ödeme emrinin yasaya uygun şekilde düzenlendiği anlamına gelmez. Yasal koşulları içermeyen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından bu ödeme emrine bağlı olarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle istemin reddine karar vermek gerekirken, tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Hukuk Sokağı kurucusu, editörü. Avukat, arabulucu, hukukçu bilirkişi.

Ayrıca bknz.

TÜKETİCİ HUKUKUNDA MESAFELİ SÖZLEŞMELERDEN KAYNAKLANAN DAVALAR

Mesafeli sözleşme; satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin …