Anasayfa / Avukat / Emekli Hakime, Ankara Barosu’nun Red Kararı

Emekli Hakime, Ankara Barosu’nun Red Kararı

Önce haberi verelim: Ntvmsnbc.com

Kararda özetle Ankara’da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yapan ve emekliye ayrılması sonrası avukatlık mesleğini icra etmek için Ankara Barosu’na başvuran hakim İbrahim KOZAN’ın başvurusunun, Ankara Barosu tarafından reddedildiği belirtiyor. Baro, gerekçesinde, emekli hakim İbrahim KOZAN’ın “avukatlara karşı tavır ve davranışları nedeniyle” bu kararı verdiğini; zira hakimlik mesleği sırasında “rekor sayılabilecek sayıda” avukat şikayeti bulunduğunu belirtmiş. Ankara Barosu Avukat Hakları Komisyonu, hazırladığı raporda ”avukatın diğer yargılama makamlarıyla eşitliğini içselleştiremediği, avukatlığa ve avukatlara saygı duymadığı, onlara nezaket sınırlarının dışında söz ve eylemlerde bulunduğu, bir avukata basit müessir fiil uyguladığı, bu davranışlarının kendi meslektaşlarınca dahi yadırgandığı, hakkında birçok şikayet ve tutanak bulunduğu” ifadelerine yer verdi. Sonuç olarak, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği meslek kuralları gereğince emekli hakim Kozan’ın başvurusu, oybirliğiyle reddedildi.

Baronun kararını, “avukatların müthiş intikamı“, “eden bulur” yahut “gün gelir hesap döner” gibi tribün jargonuyla veren habercilik anlayışı bir yana, Baro’nun kararı yerindedir. Ankara Barosu, hukuku uygulamış ve avukatlık mesleğinin sürekli korunması gereken itibarı yönünde olumlu bir tavır almıştır. Avukatlık Meslek Kuralları ile Avukatlık Kanunu hükümleri de bunu gerektirmektedir.

İşin bir başka boyutu ve hatalı olan ise, hakim ve savcıların emeklilik sonrası avukatlığa başlayarak, bu nüfuzunu kullanarak hiç de etik olmayan bir şekilde emekli oldukları yerde iş almak konusundaki bakış açısıdır. Yıllarca görev yaptığı yerde, emeklilik sonrası avukatlığa başlayan bir hakim yahut savcı fikri, avukatların tabi olduğu rekabet yasağının da ihlali niteliğindedir.

Kaldı ki avukatlığı, emekli olduktan sonra yapılacak bir meslek olarak görmeye yol açabilecek bu durum, en başından hatalıdır. Van Savcısı Ferhat SARIKAYA’nın meslekten ihracı sonrası Avukat Bile Olamayacak manşeti akıllardayken, insan düşünmeden edemiyor: Hakim ve savcılık, avukatlıktan yüksek bir mevki / meslek midir? Hukuk fakültesinde aynı sıralarda okuyup ders notu alış verişi yapan ve fakat sonrasında ÖSYM’nin düzenlediği sınav, her dönemde kuşkulu bir mülakatı geçerek hakim ve savcılığa başlayan hukuk mezunları, diğerlerinden üstün müdür? Duruşmalarda avukatı tersleyen, bir havale almak için ilköğretim öğrencisini tahtada bekleten öğretmen misali karşısında diken hakim / savcı, üstün müdür fakülte arkadaşından?

Karar, tartışmasız biçimde yerinde olmuştur. Dilerim ki Barolar, politikaya ayırdıkları enerjinin bir kısmını mesleğin geleceği için ayırırlar ve bu tür örnekler çoğalır. Belki böylece avukatlık mesleği de yıllardır süregelen haysiyet erozyonuna artık bir “dur” diyebilir.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.
X