Anasayfa / Eğitim / Şirketler Hukuku Ders Notları

Şirketler Hukuku Ders Notları

Dosyayı indirmek için tıklayınız

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi  Şirketler Hukuku 2005/06 ders notlarıdır.
DERS HOCASI : Yrd. Doç. Dr. İbrahim Arslan

 

Ticaret Hukuku, özel hukukun dalları arasındadır. Medeni Kanun’dan sonra özel hukukun en önemli dalıdır. Ticaret Kanunu, Medeni Kanun’a nazaran daha özel nitelikte olduğu için, Ticaret Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu uygulanır. Dolayısıyla özel hukuk içinde Medeni Hukuk’la, Ticaret Hukuku arasında önemli bir bağ vardır.
Ticaret Kanunu, 1475 maddeden oluşmaktadır. Ticaret Kanunu ile ilgili onlarca kanun da vardır. Ticaret Hukuku, 5 ana kitaba ayrılmıştır:Bunlardan, adi şirket, kollektif şirket ve adi komandit şirket, aynı zamanda şahıs şirketleridir. Paylı komandit, anonim ve limited şirketler ise, sermaye şirketlerini oluşturur.
Şirketler hukukunda, Türk Hukuku’ndaki şirket tipleri belirlenmiştir. Kooperatiflerin ise şirket olup-olmadığı tartışmalıdır. Kooperatifler başlangıçta TTK içinde düzenlenmişti. Sonradan Kooperatifler Kanunu çıkartılarak, Ticaret Kanunu kapsamından çıkarılmıştır.
Yeni bir şirket kurulmak istendiğinde bu şirket tiplerinden biri tercih edilir. Başka bir şirket şekli ile şirket kurulamaz. Bunlardan adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. Diğerlerininse tüzel kişilikleri mevcuttur. Şirketlerin kanunda belirtilen şarklara uymaları zorunludur.
Şirketler arasında bir sınır vardır. Bu sınır, şahıs şirketi – sermaye şirketi ayrımıdır. Komandit şirketlerin adi komandit – paylı komandit ayrımı, uygulamada pek mevcut değildir. Zaten komandit ve kolektif şirketler artık pek kurulmamaktadır. Dolayısıyla uygulamada yoğun olarak görülenler adi şirket, anonim ve limited şirketlerdir.
Adi şirket, BK m. 520 vd düzenlenmiştir. Mevcut Borçlar Kanunu tasarısında da adi şirkete yer verilmektedir. BK’da yer alması bu şirket türünün çok basit ortaklıklarda da kurulabilmesi nedeniyledir. Örn: iki kişinin sınırlı miktardaki sermayelerini bir araya getirerek bir simitçi dükkanı açmaları durumu. Normalde bu bir ticari işletme sayılmaz, bu kişiler esnaftır. Ama simitçi dükkanı bir adi şirkettir. Örn: Çiftçilerin ortaklıkları.
Her işletme ticari işletme değildir. Esnaf ve sanatkar işletmeleri daha çok küçük işletmelerdir. Ticari işletme ise orta ve büyük ölçekli işletmelerdir. Yani ticari işletmeler esnafla, çok küçük işletmelerle ilgilenmez. Daha çok orta ve büyük şirketlerle ilgilenir. Adi şirket ise hem büyük hem de küçük şirketleri ele alır.
Uygulamada en çok karşımıza çıkan şirket türü limited şirkettir. Kollektif ve komandit şirketlerle pek karşılaşılmamasının nedeni, şahıs şirketlerinde sınırsız sorumluluk ilkesinin hakim olmasıdır. İnsanlar, bu tür bir sorumluluk altına girmek istemediklerinden şahıs şirketleri kurmamaktadırlar. Sermaye şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi hakimdir. Yani, ortaklar, şirket borçlarından, koydukları sermaye miktarıyla sorumludurlar.
Anonim şirketler sayı itibarıyla limited şirketlere göre daha az sayıdadırlar. Dünyada büyük ortaklığı gerektiren şirketlerin tamamı anonim şirkettir. Bu yüzden anonim şirketler, önemli şirket türlerindendir. Bankalar, sigorta şirketleri, rekabet gücü yüksek olan şirketler (arçelik vs.) anonim şirket olarak kurulmak zorundadırlar.
Şirketler Hukuku, bir devletin iktisadi faaliyetlerinin nasıl olması gerektiğini belirten hukuk dalıdır. Ticari işletme ile, şirket kavramları birbirine karıştırılmaktadır. Ticari işletme denildiğinde, aslında dükkan, mağaza, atölye vb bir işyeri kastedilir. Şirkette ise, adi şirket dışında kalan tüm şirketler kastedilmektedir. Örn: Arçelik firması bir anonim şirkettir. Arçelik’in mağazaları ise birer ticari işletmedir.
Kollektif, komandit, anonim ve limited şirketlerin ticari şirket olmalarının nedeni, Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olmalarıdır. Adi şirket BK’da düzenlendiği için, ticari şirket olabilir veya olmayabilir. Ticari şirket niteliğini taşıyan adi şirketler bulunduğu gibi, bu özelliği taşımayabilir de.

Şirket: Kelime anlamı olarak bir ortaklık ilişkisidir. Ticaret Hukuku açısından, iktisadi ortaklıktır. Buna, dar anlamda şirketdenir. Yani, kişiler bir iktisadi ortaklık olarak bir araya gelirse şirket olur. Bir ticari işletme gerçek kişilere de tüzel kişilere de ait olabilir. Bireysel faaliyet olabilir. Şirketler ise bireysel faaliyet olamaz. Grup halinde kurulurlar.
Ticaret Kanunu’nda şirkete ilişkin genel bir tanım yoktur. Bu kanunda her şirket türünün tanımı ayrı ayrı yapılmıştır. Genel anlamdaki tanım ise, BK m.520 vd yeralan adi şirketi düzenleyen ve genel bir nitelik arzeden düzenlemelerdir. BK m.520’ye doktrinden de bazı noktalar ilave edilince şirketin tanımı ortaya çı kar. 520’ye göre, şirket öyle bir akittir ki, onunla iki veya daha fazla kişi emeklerini ve mallarını birleştirmek suretiyle iktisadi bir amaca yönelirler. M.520/II’ye göre ise, diğer ticaret şirketlerinin mümeyyiz vasıflarını taşımayan şirketler de adi şirket sayılır. Yani, adi şirket, her halûkârda başvurulan genel bir düzenlemedir. t;br /> BK 520 ve doktrin birlikte değerlendirildiğinde bir şirket sözleşmesinde bulunması zorunlu unsurlar vardır. Ancak bu unsurlar mevcutsa bir şirketin varlığından söz edilebilir.

Şahıs Unsuru
BK’ya göre, şirket kurabilmek için iki veya daha fazla kişi gerekir. Eğer tek kişiyse bireysel işletme olur, şirket olmaz. BK’da kişi sayısı konusunda bir üst sınır olmadığı gibi, gerçek kişi – tüzel kişi ayrımı da yoktur. Öyleyse, genel kural; iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi şirket kurulması için gerekli ve yeterlidir.TTK’da bu konuyla ilgili özel düzenlemeler vardır. Mesela, BK, gerçek ve tüzel kişilerin şirket kurabileceklerini düzenlerken, TTK m.155’de kollektif şirketlerin sadece gerçek kişilerden oluşabileceği düzenleme altına alınmıştır. Bu, özel bir düzenleme olduğundan, tüzel kişiler, kollektif şirketlerde ortak olamaz. Bu yasak kısmen komandit şirketlerde de vardır. Anonim şirketlerle ilgili farklı bir düzenleme bulunmaktadır. BK, en az iki kişiyle şirket kurulabileceğini düzenlemiştir. Oysa TTK’da anonim şirketlerin en az 5 kişiyle kurulabileceği yazmaktadır. Kooperatifler de ticari şirket kabul edilirse, onların da en az 7 kişiden oluşması gerekir. Limited şirketler için ise TTK’da bir üst sınır öngörülmüş olup, limited şirket en fazla 50 ortaktan oluşabilir. Yeni Ticaret Kanunu tasarısında ise şirketlerin ortak sayısının ikiden fazla olması aranmamakta, tek kişiyle de şirket kurulabileceğini kabul etmektedir.

Sözleşme Unsuru
Şirket zaten bir sözleşmeye dayanarak yapılır. Şirket sözleşmesi, şirketin türüne göre farklılık göstermektedir. Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. Ama diğer şirketler tüzel kişiliğe sahiptir. Bu şirketlerin de tüzel kişilik kazanabilmesi için 3 şarta uymaları gerekmektedir:
· Yazılı sözleşme
· İmzaların noterce tasdiki
· Ticaret siciline tescil ve ilanBu şartlar yerine getirildiğinde şirket, tüzel kişilik kazanmaktadır. Dolayısıyla, sözleşme unsuru ele alınırken adi şirket, diğer şirket türlerinden farklı olarak değerlendirilmelidir. Adi şirket, BK’da düzenlenmektedir. Yani, adi şirket için BK hükümleri geçerlidir. Bu şirketin kurulabilmesi için sözleşme serbestisi vardır. İrade uyuşması varsa, adi şirket kurulabilir. Ancak ileride bir ihtilaf çıkarsa, bunun giderilebilmesi için adi şirketin sözleşmesinin de yazılı yapılması yerinde olur.

Sermaye Unsuru
Sermaye unsuru açısından dar anlamda şirket, bir iktisadi birliktir. Belirli bir sermaye ile şirket kurulur. Sermaye, şirketlerin iktisadi bir birlik olması sebebiyle ihtiyaç duyduğumuz bir unsurdur. İşe ilk başlarken konulan sınırlı miktarda paradır. Şirketin sonradan kazandığı sermaye değil, malvarlığıdır. Yani, sermaye ve malvarlığı farklı şeylerdir. Malvarlığı, kâr ve zarara göre değişkenlik gösterebilirken, sermaye her zaman aynıdır.Sermaye denilince akla para gelir. Şirketlerin tamamına yakını kuruluşlarında sermaye olarak para koymaktadırlar. Ancak bu şart değildir. Anonim ve Limited şirketler dışında sermaye olarak emek de konulabilir. Örneğin, bir dükkân, bir makine veyahut da ustalık bilgisi sermaye olarak getirilebilir. Bazı şirketlerde kanun asgari sermaye aramıştır. Bugün için bu miktar, Anonim şirketlerde 50.000 YTL, Limited şirketlerde 5.000 YTL’dir. Bankalar içinse sınır, 30.000.000 YTL olup, bu miktarların altında şirket kurulamaz. Bu şirketlere esas sermayeli şirketler denir. Diğer şirketler içinse sermaye açısından herhangi bir sınır yoktur.Bazı şirketlerde ise sorumluluk konusunda sınırlama vardır. Bu şirketlere sermaye şirketleri (paylı komandit, limited ve anonim) denir. Bunlarda ortakların şirketin borçlarından sorumlulukları, şirkete getirdikleri sermaye miktarıyla sınırlıdır. Şahıs şirketlerinde ise (adi, adi komandit ve kollektif) sınırsız sorumluluk esası geçerlidir.Sermaye şirketlerinde zarara ortak katılmamakta, zararı şirket karşılamaktadır. Şahıs şirketlerindeyse şirket borcu ödeyemezse, ortak bu borçtan sorumlu tutulmaktadır. Bu nedenle, kollektif ve komandit şirketlere –ve onlar kadar olmasa da adi şirketlere- uygulamada pek itibar edilmemektedir.

Müşterek Amaç Unsuru
BK’ya göre farkı iradelerin uyuşmasıyla sözleşme kurulmuş olur. Örn: satım sözleşmesinde alıcının amacı bir malı satın almak, satıcının amacı da malını satmaktır. Bu farklı iradeler birleşince sözleşme kurulur. Ticaret Kanunu’nda ise, aynı iradelerin, amaçların birleşmesiyle şirket sözleşmesinin kurulmuş olacağı düzenlenmektedir.

Affectio Societatis
Müşterek amaca bağlı bir husustur. Şirketin müşterek amaca ulaşabilmesi için; şirketin ortaklara yüklediği yükümlüklerin yerine getirilmesi gerekir. Bu unsur her şirket türünde farklıdır. Affectio Societatis unsuru, şahıs şirketlerinde çok güçlüdür.

Örn : B è 10.000 YTL
C è 50.000 YTL sermaye getirmiş olsun.Burada B, ‘benim sermayem az, o yüzden şirkete pek itibar etmeme gerek yok’ diyemez. Çünkü şahıs şirketlerinde sorumluluk sınırsızdır. Şirketin yükümlülüklerine itibar etmezse, kendisi zarar görür. Bu durum kanunda belirtilmemiştir. Ama B, zarar uğramamak için, yani kendi menfaati için şirket yükümlülüklerine uymalıdır. Bu unsur, sermaye şirketlerinde daha zayıftır. Hatta bazı anonim şirketlerde yok derecesindedir. Çünkü, bu şirketlerde ortaklar, şirketin borçlarından sorumlu değildirler
. Özetle, bir şirketin kurulabilmesi için, bu beş unsurun da yerine getirilmiş olması şarttır. Aksi takdirde bir şirket sözleşmesinden bahsedilemez.

ŞİRKETLERİN TASNİFİ

Şirketler, kendi aralarında taşıdıkları ortak özelliklere göre tasnif edilebilirler. Bu ayrımlar, kanundan doğmamaktadırlar. Bunlar doktrinde yapılan tasniflerdir:
· Tüzel kişiliğine göre
· Şahıs veya sermaye şirketi olmalarına göre
· Ortaklarının sorumluluğuna göre
· Sermaye yapılarına göre

Tüzel Kişiliğine Göre;

Adi şirketin tüzel kişiliği yoktur. Bunun dışında kalan bütün şirketlerin ise tüzel kişiliği vardır.

Şirketler Hukuku ders notlarını indir

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Genel Kamu Hukuku Ders Notları

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku 2006/07 ders notlarıdır. DERSİN HOCASI     : Yrd. Doç. Dr. …

X