Anasayfa / Haber & Güncel / Kısaca Adli Staj

Kısaca Adli Staj

Zamanın nasıl geçtiğini asla anlamadığım koskoca ama aynı zamanda da kısacık 1 ayın haftaya sonuna geleceğim. Tıpkı 1 ay öncesinde benim merak ettiğim ve kafamda soru işaretleri olduğu gibi şu an Hukuk fakültesinde okuyan ve de mezun olacak bir çok stajyer avukat adayının da aynı durumdan muzdarip olduğunu tahmin ediyorum. Bu sebeple staj sürecinden kısaca bahsetmek istedim ki en azından siz başta rahat edin .

Öncelikle mezun olduktan sonra bilindiği üzere 1 senelik yasal staj yapma zorunluluğu var. Bu zorunluluğu yerine getirmeden ruhsat alıp mesleği icra etmek mümkün değil. Bu 1 senelik adli staja ister benim gibi mezun olur olmaz başlarsınız ister yüksek lisans yaptıktan sonra ya da ister kafanıza göre bir başka sebepten dolayı, hiç fark etmez. Başlamak istediğiniz zaman öncelikle başvuru koşullarını yerine getirmeniz gerekiyor. Bunlar bir takım evraklar. Neler mi? İşte mezuniyet belgenizden tutun ( eğer benim gibi yarım dönem de mezun olduysanız geçici mezuniyet belgesi oluyor) ikametgahınıza, sabıka kaydınıza ve
bunlar gibi yaklaşık 15-16 tane evrağa ihtiyacınız oluyor. Tüm bu istenilenleri kolayca www.istanbulbarosu.org dan bulabilirsiniz. Başta istenilenlere bakınca gözünüzün korkacağını kendimden biliyorum. Ne kadar fazla şey var ne kadar zahmetli diye düşünmüştüm. Oysa inanın bana 1 günde halledebileceğiniz şeyler. Ben rahatlıktan dolayı 2 günde halletim ama o da olur tabii. Zaten çoğu istenilen şey kolayca e- devletten halledilebilecek belgeler. İstediğiniz adliyeyi seçme hakkınız olsa da ben, biz seçemedik. Neden mi? çünkü kontenjan dolabiliyormuş. Bu sebeple her ne kadar İstanbul adliyesini istemiş olsam da Anadolu adliyesi ya da Bakırköy arasında seçim yapmak durumunda bırakıldım ve Anadolu seçmişim. Başta bu duruma içerlesem de şu an iyi ki böyle olmuş diyorum, Anadolu adliyesini neden bilmiyorum ama seviyorum.

Tüm bu belgeleri topladıktan sonra kafana esen bir tarihte baronun yoluna koyulabilirsin. Benim gibi daha önce Taksim- İstiklal’e çokça gitmiş ama asla baronun yolunu bilmeyen ya da dikkat etmeyen biriyseniz şanlısınız çünkü bu yazıyı okuyorsunuz. Baro hemen Odakulenin hizasında Şişhane metrosuna da oldukça yakın. Altında yanılmıyorsam ‘Ada Cafe’ adlı bir kafesi de mevcut. Tüm bu topladığımız evrakları alıp İstanbul Barosu İstiklal Caddesi, Orhan Adli Apaydın Sokak, No:2, 34430, Beyoğlu/İSTANBUL adresine götürdüğümüzde teker teker kontrol ediliyor ve kontrol sonrası size minik bir kağıtçık veriliyor. Bu kağıtçık da yaklaşık 3 hafta sonra yapmanız gerekenler yazılı. Burada dikkat! Demek istiyorum çünkü minik diyip geçtiğiniz kağıdı iyi okumak çok önemli. Neden mi? Çünkü biz 3 kız bu kağıdı dikkatli okumadığımız için sabah ilk baroya gitmemiz gerekirken adliyeye gittik sonra baro sonra tekrardan adliye şeklinde sürünerekten hayatımızın belki de en kara pazartesini geçirdik de ondan. Aslında kağıtta staj evraklarının barodan alınacağı ve akabinde adliyeye teslim edileceği yazsa da sanırım biz adliyedeki baro şeklinde algılamıştık. Aman siz siz olun sabah ilk işiniz baroya gidip dosyanızı almak olsun. Çünkü sonra zaten adliyeye gidip o dosyayı imzalatıp sonra tekrardan baroya gelip o dosyayı teslim edip başka kağıt alıp o kağıtla tekrardan adliyeye dönecekseniz. Bir de bizim gibi yanlış hareket ederseniz vah halinize..
Peki yanlış okumasak da yorulmayacak mıydık? Elbet yorulacaktık çünkü takdir ederseniz Kartal- İstiklal arası mesafe oldukça uzun. Evet sağ olsun metro var fakat günde 9,10’dan fazla metroya binmek de inanın bana hoş değil. Bu konuda bürokrasi devreye girdiği gibi teknoloji çağında halen evrakları barodan adliyeye gönderemeyen garip diye adlandıracağım sistem de devreye giriyor. Bu kadar eziyet neden sorgulanması gerekir. Fakat sanırım bu eziyeti onlar da anlamış ki bu durumu geç de olsa güç olmayarak düzelteceklerini beyan ettiler.

Her neyse diyelim ki her şey yolunda gitti yetiştiniz ettiniz ve o gün başladınız stajınıza. İşlemlerinizin onaylanması sırasında panoda asılı olan kağıtları çekmenizi istiyorlar. Bu kağıtlarda değişim günlerinin açıklamasından tutun, staj yapacağınız birimler ve nakil şartları, kurallar vs mevcut. Mesela savcılık yanında staj 30 gün ve 31.gün sizin değişim gününde sabahtan gidip bu işi halletmeniz gerekiyor aksi takdirde stajınız yanıyor gibi gibi. Daha sonrasında sizi savcılığa gönderiyorlar. Benim gönderildiğim savcı ağır ceza ilamat savcısı yani infaz savcısı. Aslında ceza benim oldukça ilgilendiğim ve sevdiğim bir alan olduğu için ben başta oldukça sevindim. Saf ben sanıyordum ki savcı bey veya hanımla bizzat kendim görüşeceğim fakat hesap çarşıya uymadı. Neden mi? Çünkü burası Türkiye arkadaşlar. Ne yazık ki hukuk sistemimiz şöyle kötü şöyle uygulanmıyor denilirken insanlar boşuna demiyor. Bir stajyer avukatı yetiştirmesi gereken insanlar başta uyudukları için yani ilgisiz oldukları için stajyer avukatın deneyimi ancak kendi çabası ile olabiliyor. Şöyle ki şu an çok da sevdiğim çok anlayışlı bir kalemin yanına giderekten imza günlerini konuştuk. Bana tıpkı herkese denildiği gibi haftada 1 gün gelmemin kafi olacağı söylendi. İnanılmaz bir şeydi bu çünkü düşünsenize haftada 1 gün gidiyorsunuz ama haftanın 5 gününe imza atıyorsunuz. Eee hafta sonları da stajınıza sayılıyor böyle işe can kurban demez misiniz? Nitekim çalışmak istediğimi söyleyip 2 güne çıkarabildim. Çalışmaktan kastım dosya incelemek tabii ki. Eğer siz de benim gibi ne öğrenirsem kar diyorsanız lütfen talep edin. Çünkü bilin ki bu ülkede ağlamayan çocuğa asla emzik verilmiyor. Hatta savcıyla da görüşün. En azından siz onu o da size tanısın. Ben kalem müdüründen rica ederekten kendisiyle geçen hafta görüştüm. He boyum uzadı mı? Hayır. Fakat en azından stajımı layığıyla yerine getirmek için bir şeyler yaptım her ne kadar savcı bey 1 aylık savcının yanındaki stajın çok da gerekli olmadığını dosya inceleyerekten bir şey öğrenilmeyeceğini savunsa da. Siz siz olun yine de inandığınız veya istediğiniz şeylerden ödün vermeyin. Yok ama x kişisi y kişisi şöyle yapmış hiç gitmemiş diyip sürü psikolojisine uymayın. Uymayın ki hukuk salt kanunda değil uygulamada da kendini gösterebilsin.

1 aylık savcılık stajında dediğim gibi bir imza kağıdı oluyor. Siz haftada 1 hadi 2 gün iyi ihtimalle gidip buraya imza atıp çıkıyorsunuz. Adliyeye gitmek 1 saat ise imza atmak ve oradan çıkmak 1 dakikanızı almıyor. Bu durumun sorumlularının stajyer avukat adayları olduğunu düşünmüyorum çünkü haftanın her günü gelmeyi zorunlu kılsalar, iş verseler hal böyle olmazdı. Nitekim stajyer avukatlıkta 6 ay çalışmak kanunen yasak olsa da biz de çalışıldığı için bu duruma göz yuman ve nasıl olsa büyük şehirlerde oldukça fazla avukat ve iş yükü var diyen zihniyetlerle dolu etraf. Adaletin inşaa edileceği yerde bir nevi adaletin yıkımı bu. Kimsenin umurunda mı sanmıyorum…

Gel gelelim çalışma meselesine… Eğer gerçekten şu 6 aylık adliyede staj layığıyla yapılsa idi bence herkesin 6 ayda adliyeye gidip duruşmaya girerekten kazanacağı çok fazla deneyim olabilirdi. Lakin yerinde işlemediğinden kimse de yerinde saymak istemez. Ondan her ne kadar başta 6 aylık çalışmaya karşı olsam da şu an sıcak bakmaya başladım diyebilirim. Bürolar konusunda aşırı tecrübeli biri olduğumu söyleyemeyeceğim çünkü cvmde bile çoğu şeyi yazmamış ve asla cvye önem vermemiş bir insanım. Biliyorum dünya öyle bir dünya ki her şey marka ve statü algısı ile yönetiliyor. Herkes sizden kendinizi öyle bir pazarlamanızı bekliyor ki siz rekabet çemberi içerisinde sürüklenip gitmeye başlıyorsunuz belki de hırslarınıza ve ego kodlarınıza yenik düşmeye başlıyorsunuz. Oysa hayat cvden ibaret değil ve bir büro salt sizi akademik başarınızdan ibaret görecekse zaten kaçarak uzaklaşmanız gerekir çünkü onlar vicdanlı, haysiyetli insanlar aramıyorlardır kaldı ki Hukuk öğrencisinin vazgeçemeyeceği yegane değeridir vicdanı. Onlar robot ararlar, onlar ayak işlerini yaptırabilecekleri sosyal zekası yerlerde ama sorgulamayan, itaate her daim açık modern köle ararlar. Ve emin olun bana o kadar çok süper ortalamalı yani akademik başarısı olan ama 2 lafı bir araya getiremeyen,eqsü düşük o kadar insan tanıdım ki siz de tanıdıkça, rastladıkça ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bu sebeple hayata dar bir çerçeve ile bakıp hayatı kaçırmayın derim size.

Tabii ki bu hayat benim, senin ve sizin. Herkes oldukça farklı beklentiler konusunda biliyorum ondan eminim bu konuda da en mutlu ve huzurlu olduğunuz yolu kendinize göre seçebileceksiniz. Bundan sonraki yazım hakim yanında stajlarım ve de çalışmaya başladığım büroyla ilgili deneyimlerimden ibaret olacak. Umarım adalet sistemi biraz bile olsa beni bu noktada şaşırtmayı başarır ve umarım az çok sizlere yardımcı olabilmişimdir =)

Yazar: Ece ERGÜNEY

Ece ERGÜNEY
Özyeğin Üniversitesi Hukuk fakültesi mezunu / yasal stajyer

Ayrıca bknz.

Dengesiz Eşitlik

Günümüzde toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini gidermek için birçok çalışmalar yapılmakta, toplumda ufakta olsa doğru bilinen yanlışlar …

X