Anasayfa / İçtihatlar / AĞAÇ VE ÜRÜN KAYBI NEDENİYLE TAZMİNAT – AĞACIN KAİM DEĞERİ

AĞAÇ VE ÜRÜN KAYBI NEDENİYLE TAZMİNAT – AĞACIN KAİM DEĞERİ

Özet: Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2008/6543 K: 2009/1819 K.T.: 09.02.2009

Dava: Davacı Durmuş vekili tarafından, davalı TEDAŞ Genel Müdürlüğü ve A. Belediye Başkanlığı aleyhine 12.09.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.04.2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TEDAŞ vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, elektrik yangını nedeni ile oluşan ağaç zararı ve ürün kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.

a) Borçlar Kanunu’nun 41. maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme. mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.12.1965 günlü ve Esas 4/219 ve Karar 448 sayılı ilamında da belirtildiği gibi meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda Borçlar Kanunu’nda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir.

O halde mahkemece yapılacak iş hem uzman, hem de yerin sürüm değerini bilen kişilerden seçilecek bilirkişiler eliyle yukarıda belirtilen esaslar uyarınca zararın gerçek miktarının tespit ettirilmesidir. Bu esaslara aykırı olarak (ağaçların getirebileceği ürün esasına göre) düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılıp karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

b) Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5100.- YTL talepte bulunulmuş, mahkemece bilirkişi incelemesinde belirlenen 9936.- YTL toplam zarar miktarı üzerinden kusur indirimi yapılmak suretiyle 4515.-YTL’ye karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda belirlenen miktarın davacı tarafça ıslah edilmediği anlaşıldığına göre, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden kusur indirimi yapılması gerekirken zararın 9936.- YTL kabulü ile bu miktar üzerinden kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmiş olması HUMK 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olup talep aşılmıştır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi yararına BOZULMASINA, davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 09.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Koşucu Davası

19 Nisan 1989’da New York -Central Parkta sonucunda tarihe geçen bir tazminatla adını duyuran koşucu …

X