Anasayfa / İçtihatlar / Basın Yoluyla Kişilik Haklarına Saldırı [İçtihat]

Basın Yoluyla Kişilik Haklarına Saldırı [İçtihat]

Özet: Haber tarafların ve yerel mahkemenin de kabul ettiği gibi gerçek bir haberdir. Yayında kullanılan anlatım biçimi de olayın özelliğine uygun olup resmi kayıtlardaki bilgiler dışında davacının kişiliğine yönelik başka bir iddia veya söze yer verilmemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yayının hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı ve böylece davacının kişilik haklarına saldırı olgusunun gerçekleşmediği benimsenip istemin tümden reddedilmesi gerekir.

T.C. 
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
E: 
2009/4140 K: 2010/1353 K.T.: 15.2.2010
Dava: Davacı Zeki vekili tarafından, davalı T. Gazete Dergi Basım A.Ş. ve Yusuf aleyhine 30.06.2008 gününde verilen dilekçe ile Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2008 günlü kararın, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı T. Gazete Dergi Basım A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, Basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı şirket tarafından temyiz olunmuştur.Karar: Davacı, dava konusu yayınla, borcunu ödememek amacıyla adresini terk edip kaçan bir dolandırıcı gibi tanıtılıp, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.

Davalılar ise, davacının toplumca tanınıp bilinen bir işadamı olduğunu, haber niteliği taşıyan ve gerçek olan olayın bilgilendirmek amacıyla topluma sunulduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece, dava konusu haberin gerçek olmakla birlikte, icra takibine konu edilen borç tutarına göre davacının ödememe düşüncesinin olamayacağı; ancak, ihmali nedeniyle işin bu duruma geldiği, davacının kamuoyunun gündeminde olmadığı, haberin yayınlanmasında kamu yararı bulunmadığı, G… Yönetici ve İş Adamları Derneği Başkanı olduğu da vurgulanarak haber konusu yapılmasının, haber doğru olsa bile davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle, davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiştir.

Dava konusu haber, S… Gazetesi’nin 19 Mart 2008 günlü sayısında “138 TL Kablo TV borcuna icra” başlığı ile yayınlanmıştır. Haberde, Kablo TV faturasını ödemediği için icraya verilen işadamının mallarına haciz konulmasının istendiği, davacının bir süre önce adresinden taşınması nedeniyle icra işlemlerini gerçekleştiremediği belirtilmiştir.

Haber tarafların ve yerel mahkemenin de kabul ettiği gibi gerçek bir haberdir. Yayında kullanılan anlatım biçimi de olayın özelliğine uygun olup resmi kayıtlardaki bilgiler dışında davacının kişiliğine yönelik başka bir iddia veya söze yer verilmemiştir.

Yayınla, kişilerin bu tür işlemlere hangi durumlarla karşılaşabilecekleri somut olay üzerinden anlatılarak, borçların ödenmesi gerektiği konusunda kamuoyu uyarılmıştır. Bu amaç doğrultusunda ise kamu yararı olgusunun gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi gerekir. Davacının işadamı ve Dernek Başkanı oluşunun vurgulanması ise okuyucunun dikkatini daha fazla çekmeye yönelik bir yayıncılık tekniğidir.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, yayının hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı ve böylece davacının kişilik haklarına saldırı olgusunun gerçekleşmediği benimsenip istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Davanın Açılmasına Sebebiyet Vermeme Halinde Yargılama Giderlerinden Sorumluluk [HGK Kararı]

Özet: Davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu …

X