Anasayfa / İçtihatlar / Bozma kararından sonra yeni kanıtlara dayanılarak hüküm verilmesi

Bozma kararından sonra yeni kanıtlara dayanılarak hüküm verilmesi

Özet: Yargıtay’ın bozma kararından sonra yeni kanıtlara ve araştırmalara dayanılarak, bozmadan önceki gibi hüküm kurulması halinde ‘direnme’ kararından söz edilemez.

YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E: 
2006/6-651 K: 2006/610 T: 04.10.2006

Taraflar arasındaki “Tahliye” davasından dolayı yaılan yargılama sonunda; Bursa 4. Sulh Hukuk mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 30.12.2005 gün ve 2005/1656-1995 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2006 gün ve 2006/2442-4402 sayılı ilâmı ile;

(…Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece, davacın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.10.1995 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, müvekkilinin oğlu Y.N.’nin nişanlandığını, evlilik hazırlıkları içinde olduğunu, evlendiğinde eşi ile birlikte oturacağı bir konuta acil olarak ihtiyacının bulunduğunu, ihtiyaç konusunda davalıya ihtarname de gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, ihtiyaçlının nişanlı olup-olmadığının bilinemediğini, doğru ise davacının bu ihtiyacını kanıtlaması gerektiğini, ihtiyacın samimi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İhtiyaç sebebine dayanılarak açılan davalarda tahliye kararı verilebilmesi için, ihtiyacın samimi, gerçek ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun süreye bağlı olan ihtiyaç datahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.

Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.10.1995 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı nişanlı olan oğlunun yakında evleneceğini, bu nedenle kiralanana konut olarak ihtiyacının bulunduğunu belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini istemektedir. Ancak nişanlanma, mutlaka evlilikle sonuçlanmadığı için soyut olarak tahliye davasında ihtiyacın kabulüne yeterli delil sayılamaz. Davacı tarafından ihtiyacın kanıtlanması için dinlettiği tanıkları da, davacınınoğlunun nişanlı olduğunu doğrulamış, ancak evlenme yönünden gerekli hazırlık ve girişimlere başlandığı konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. İhtiyaç henüz doğmadığından ve bu itibarla ihtiyaç iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulmaı gerekmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir.

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.10.1995 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve davacının ihtiyacına dayandığı kişinin de oğlu olduğu konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı malik/kiralayan ile davalı kiracı arasında 01.10.1995 tarihli kira sözleşmesi bulunmakta olup, davacı davalıya 06.09.2005 tarihinde gönderdiği ihtarname ile oğlunun nişanlanıp, evlilik hazırlıkları içinde olduğu ve evlendiğinde söz konusu taşınmazda oturacağından kiralanana ihtiyacı olduğunu, kira müddeti sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceğin bildirmiş; açtığı eldeki dava ile de oğlunun konut ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur.

Davalı/kiracı, ihtiyacın samimi olmadığını savunarak, bir adet tanığının beyanını delil olarak göstermiştir. davacı delil olarak ihtarnameye, kira sözleşmesine, tapu kayıtlarına, tanık beyanlarına dayanmıştır.

Mahkemece deliller toplanıp, taraf tanıkları dinlendikten sonra ihtiyaç samimi görülerek davanın kabulüne ve tahliyeye karar verilmiştir.

Davalı tarafın temyizi üzerine Özel Direce “…nişanlanma, mutlaka evlilikle sonuçlanmadığı için soyut olarak tahliye davasında ihtiyacın kabulüne yeterli delil sayılamaz. Davacı tarafından ihtiyacın kanıtlanması için dinlettiği tanıkları da, davacının oğlunun nişanlı olduğunu doğrulamış, ancak evlenme yönünden gerekli hazırlık ve girişimlere başlandığı konusunda bir beyanda bulunmamışlardır. İhtiyaç henüz doğmadığından ve bu itibarla ihtiyaç iddiası kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekir” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Davacı yan, bozma sonrasında verdiği dilekçe ekinde nişan fotoğrafların, nikâh günü kâğıdı, nakliye ve teklif föyü gibi belgeler ibraz ederek bozma konusunda takdiri mahkemeye bırakmış; davalı yan bozmaya uyulmasını istemiştir. Mahkemece davacının bozmadan sonra ibraz ettiği belgelere de direnme gerekçesinde dayanılarak önceki kararda direnilmesin karar verilmiştir.

Hükmü davalı vekili temyize getirmektedir.

Uyuşmazlık, davanın dayanağını teşkil eden, nişanlı oğlun evlenip mecurda oturacağı yönündeki, ihtiyaç iddiasının kanıtlanıp-tanıtlanamayacağı noktasındadır.

Ne var ki, ön sorun olarak bozmadan sonra toplanan belgeleri de dayanak alan mahkeme kararının direnme kararı mı yoksa yeni bir hüküm mü olduğu öncelikle irdelenmelidir.

Mahkeme kararının direnme kararı olarak netelenebilmesi için, bozma sonrası başkaca hiçbir araştırma yapılmadan ve delil toplanmadan, bozmadan önce de dosyada bulunan bilgi ve belgelere dayanılarak karar verilmiş olması gerekir.

Mahkemece “davacı yanın evlenme yönünden gerekli hazırlık ve griişimlere başlandığı konusunda bir beyanda bulunmadığı” hususuna işaret eden bozma ilamına uyulup-uyulmamasına karar verilmezden önce davacı yanca bozma sonrasında verilen dilekçe ekinde ibraz edilen nişan fotoğrafları, nikâh günü kâğıdı, nakliye ve teklif föyü gibi belgeler dosyaya delil olarak alınmış ve direnme gerekçesinde bu delillere dayanılmıştır.

Bu durumda, ortada varlığından söz edilebilecek bir direnme kararı mecut olmayıp, yeni bir hükmün bulunduğunun kabulü gerekir.

Bu nedenle dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daire’ye gönderilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 6. HUKUK DAİRESİ’NE GÖNDERİLMESİNE, 04.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Avukatın Resmi Kılık ve Kıyafeti

Geçtiğimiz hafta Anadolu 2.İş mahkemesinde vuku bulan olay sebebiyle gecikmiş de olsa bu yazıyı kaleme …

X