Anasayfa / İçtihatlar / İPTAL EDİLEN SİGORTA POLİÇESİ – BEDELİN İADESİ – ACENTA İLE SGORTA ŞİRKETİ ARASINDAKİ İÇ İLİŞKİ

İPTAL EDİLEN SİGORTA POLİÇESİ – BEDELİN İADESİ – ACENTA İLE SGORTA ŞİRKETİ ARASINDAKİ İÇ İLİŞKİ

Özet: Mahkemece, prim bedelinin tahsiline ilişkin olduğu belirtilen çek de incelenmek suretiyle davalı şirket ve acentenin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, iadesi istenilen prim bedellerinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken  eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2005/5678 K: 2006/5536 K.T.: 11.05.2006

Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.02.2005 tarih ve 2003/622 – 2005/33 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D.C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oto kiralama işiyle uğraştığını, kiralanan araçların davalıya sigortalı iken zeyilname ile iptal edildiğini, prim bedellerinin iadesi için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’tan aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, iptal edilen sigorta poliçelerini düzenleyen acentenin sözleşmesinin feshedildiğini, primlerin intikal etmediğini savunarak, davanın reddine, % 40’tan az olmamak üzere İcra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, zeyilnamelerin düzenlendiği tarihte acentelik sözleşmesinin feshedilmediği, primlerin davalıya intikal ettirilmemesinin acente ile davalı arasında olup, davacının iade talebini engellemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.303.5l0.401.-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, hüküm altına alınan miktar üzerinden 2.l21.404.l60.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sigorta poliçesinin iptali nedeniyle prim iadesi isteminin dair ve mürtehinin muvafakatını gerektirmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, iptal edilen sigorta poliçesi nedeniyle prim iade bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Her ne kadar davalı tarafından, acentenin tahsil ettiği prim bedellerinin kendilerine intikal ettirilmediği savunulmuş ise de, acente ile davalı sigorta arasındaki iç ilişki davacıyı ilgilendirmez. Ancak, prim iadesi nedeniyle açılan işbu davada primlerin davalı ya da prim tahsiline yetkili acentesi tarafından tahsil edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bilirkişi raporunda poliçe ve temlikname içeriğine göre iadesi istenilen prim bedelleri saptanmış olup, kasko ve ihtiyari mali sorumluluk poliçesi niteliğinde bulunan davaya konu Müşterek Sigorta Poliçeleri makbuz hükmünde değildir.

O halde mahkemece, prim bedelinin tahsiline ilişkin olduğu belirtilen çek de incelenmek suretiyle davalı şirket ve acentenin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, iadesi istenilen prim bedellerinin ödenip ödenmediği üzerinde durularak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre davalının İcra-inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,11.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Hukuk Sokağı kurucusu, editörü. Avukat, arabulucu, hukukçu bilirkişi.

Ayrıca bknz.

İlkel beyinlere idam mesajı

İdam tartışmasının ilk başladığı zamanlarda yanılmıyorsam 15 temmuz sonrası idi bu konu hakkında ayrıntılı bir …

X