Anasayfa / Kaynak / HMK: Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması

HMK: Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması

HMK İkinci Kısım, Beşinci Bölüm, Dördüncü Ayrım, 16 – 168. maddeleri arasında Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılmasını düzenlemşitir. Büyük oranda HUMK dönemindeki düzenlemeye paralel olan maddelerde iki büyük yenilik dışında daha çok dilin sadeleştirilmesiyle yetinilmiştir. Getirilen önemli yenilikler ise: davalar arasındaki bağlantı nedenlerine “benzer sebeplerden doğmuş olma” eklenmesi ve istinaf esnasında birleştirme yapılabilmesidir.

DÖRDÜNCÜ AYIRIM – Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılması
Davaların birleştirilmesi
Madde 166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu halde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

İlk fıkra, aynı yargı çevresinde yer alan davaların hangi hallerde birleştirileceğini belirlemektedir. Buna göre, aynı yargı çevresinde yer alan davaların birleştirilebilmesi için şu koşulların varlığı gereklidir:

  • Davalar aynı yargı çevresinde bulunmalı,
  • Davalar, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olmalı,
  • Davalar arasında bağlantı bulunmalı.

Bu koşulların varlığı halinde talep üzerine veya mahkemece re’sen birleştirme kararı verilebilir. Birleştirme ilk davanın açıldığı mahkeme dosyasında yapılır ve birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkeme tarafından verilir. Bu karar, ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlar. Birleştirme kararı, karar verilinceye kadar yargılamanın her aşamasında verilebilir.

İkinci fıkra ise, ayrı yargı çevrelerinde yer alan davaların birleştirilme usulünü düzenlemektedir. İkinci fıkra hükmü uyarınca birleştirme kararı verilebilmesi için:

  • Davalar, ayrı yargı çevresinde bulunmalı,
  • Davalar, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış olmalı,
  • Davalar arasında bağlantı bulunmalı,
  • Talep olmalı.

İlk fıkradan farklı olarak, ikinci mahkemenin duruma vakıf olmaması nedeniyle ayrı yargı çevrelerinde bulunan davaların birleştirilmesi için talep gereklidir. Talep, ikinci davanın açıldığı mahkemeye yapılacaktır. Bu karar, ilk fıkradaki durumdan farklı olarak temyize açıktır.

Üçüncü fıkra hükmüne göre, birleştirme kararı, derhal, ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilecektir.

Dördüncü fıkra, davalar arasındaki bağlantıyı tanımlamaktadır. Buna göre, davalar hakkında bağlantı bulunduğunun varsayılabilmesi için:

  • Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğmuş olması
    ya da
  • Biri hakkında verilecek hükmün, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması
    hallerinden birinni bulunması gerekir. HUMK döneminde davaların aynı sebeplerden doğmuş bulunmalarına ilişkin zorunluluk, HMK ile “benzer” sebeplerin de kabulüyle genişletilmiştir.

Beşinci fıka da yeni bir hüküm olup, istinaf aşamasında da davaların birleştirilebilmesine olanak tanımaktadır. İstinaf aşamasındaki birleştirme kararı, 166. madde hükmüne göre verilecektir. Birleştirme işlemi, uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılacaktır.

Davaların ayrılması
Madde 167- (1) Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.

HUMK dönemindeki düzenlemeye paralel olarak, mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, davaların ayrılmasına davanın her aşamasında re’sen veya talep üzerine karar verebilir. Ayrılma kararı vermesi halinde mahkeme, usul ekonomisi ilkesi gereğince davalara bakmaya devam eder.

Kanun yolları
Madde 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtay’da ise bozma sebebi teşkil etmez.

İstinaf yolunun yürürlüğe girişi düşünülerek getirilmiş olan 168. madde hükmünce aynı yargı çevresinde yer alan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna, esas hükümle birlikte gidilebilecektir. Ancak yalnızca birleştirme veya ayırma kararı tek başına bölge adliye mahkemeisnde hükmün kaldırılarak esastan incelenmesi sebebi teşkil etmediği gibi, Yargıtay’da da bozma sebebi oluşturmayacaktır.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Yeni HMK Tarifeleri Bugün Yürürlükte

28.09.2014 tarih ve 29133 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ücret tarifeleri …

X