Anasayfa / Kaynak / HMK: Duruşma

HMK: Duruşma

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Üçüncü Kısım Dördüncü Bölümünde düzenlenen ön incelemenin bitmesinin ardından tahkikat ve duruşma gelmektedir. Kanunun Üçüncü Kısım Beşinci Bölüm İkinci Ayrımında 142 ila 162. bölümleri arasında onaltı madde halinde düzenlenmiş olan duruşma safhası, HUMK dönemine kıyasla önemli değişik ve yenilikler getirmektedir. Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma, soru yöneltme hakkı gibi konular bu kapsamda sayılabilir.

Tarafların duruşmaya daveti
Madde 147- (1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir.
(2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilir.

Maddede ön inceleme aşamasından tamamlanmasının ardından tarafların tahkikata çağrı usulü düzenlenmiştir. 147. madde yalnızca ön inceleme aşamasından sonra tarafların tahkikat duruşmasına değil, duruşma safhasındaki tüm oturumlara çağrı usulünü belirlemektedir. Buna göre taraflara duruşma için gönderilecek davetiyede duruşma gün ve saati ile, mazeretsiz katılması halinde yokluğunda işlemlere devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ihtarı bulunmak zorundadır.

Mahkemenin çalışma zamanı
Madde 148- (1) Mahkemeler, resmi çalışma gün ve saatlerinde görev yaparlar. Ancak, zorunluluk veya gecikmesinde zarar olan hallerde, keşif, delillerin tespiti ve günlük duruşma listesinde yazılı işler gibi işlemlerin, resmi tatil günlerinde veya çalışma saatlerinni dışında da yapılmasına karar verilebilir.

HUMK döneminde de var olan düzenleme, aynen korunarak HMK’ya da alınmıştır. Esas kural olarak mahkemelerin çalışma zamanı resmi çalışma gün ve saatleri olarak belirlenmiş, ikinci cümlede ise istisnalar sayılmıştır. Buna göre zorunluluk veya gecikmesinde zarar olması durumunda keşif, delil tespiti ve günlük duruşma listesinde yazılı işler gibi işlemlerin remi çalışma gün ve saatleri dışında da yapılabilmesine olanak tanınmıştır.

Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrası
Madde 149- (1) Mahkeme, tarafların rızası olmak şartıyla, kendilerinin veya vekillerinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine izin verebilir.
(2) Tarafların rızası olmak kaydıyla, mahkeme, bir tanığın, bilirkişinin, uzmanın veya bir tarafın dinlenmesi esnasında başka bir yerde bulunmalarına izin verebilir. Dinleme ses ve görüntü olarak aynı anda duruşma salonuna nakledilir.

149. madde ile usul hukukumuzda ilk kez duruşmaların ses ve görüntü nakli yoluyla yapılabilmesinin yasal düzenlemeye kavuşmuş olmaktadır. Maddeye göre, tarafların veya vekillerinin, tanığın, bilirkişinin veya uzmanın ses ve görüntü nakli yoluyla dinlenmesi mümkündür. Ancak bunun için tarafların rızası bulunmalı ve mahkeme bu yönde bir karar oluşturmalıdır. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma yapılması, usul ekonomisi ilkesi ile de doğrudan ilgili bir durum yaratacaktır. Madde metninde belirtilmese de duruşmanın bu yolla yapılmasına karar verilmesi durumunda gerekli masraflar, işlemin elektronik ortamda yapılmasını talep eden tarafın gider avansından karşılanacaktır.

Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması
Madde 150- (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç vererek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.

HUMK dönemindeki düzenlemenin daha net biçimde düzenlenmiş hali olan 150. madde, tarafların duruşmaya gelmemesi ve bunun sonuçlarını düzenlemektedir. Tarafların hangilerinin duruşmaya gelip, nasıl hareket edeceğine göre oluşabilecek tüm seçenekler, madde metninde yer almaktadır.

İlk fıkra, ana kuralı koymaktadır. Buna göre, 147. maddedeki usule uygun olarak duruşmaya davet edilen taraflar, duruşmaya gelmez veya gelir de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İkinci fıkraya göre ise, usulüne uygun olarak davet edilmesine rağmen taraflardan birinin gelmemesi durumunda, duruşmaya katılan tarafın talebine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir veya dosya işlemden kaldırılır. Ayrıca, duruşmaya katılmayan taraf, herhangi bir geçerli özrü bulunmuyorsa, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyecektir.

Üçüncü fıkra, duruşma gününün belli edilmesi için taraflardan birinin başvurması gereken durumlarda (merci tayini gibi) bu başvuru yapılmamışsa, son işlem tarihinden itibaren bir ay sonra dosya işlemden kaldırılır.

İlk üç fıkradaki hükümler uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilen dosya, üç ay içerisinde yazılacak dilekçe ile yenilenebilir. Ancak bir aydan sonraki yenilemeler harca tabidir. Bu harç, yenilemeyi yapan tarafından karşılanır ve yargılama sonunda karşı tarafa yüklenemez. Harç verilerek yenilenen dava, önceki davanın devamı sayılır. Ancak bu süre içinde yenilenmeyen davalar, beşinci fıkra uyarınca hiç açılmamış sayılır ve mahkeme tarafından re’sen karar verilerek kayıt kapatılır. Açılmamış sayılması kararı önemlidir. Zira zamanaşımı gibi konularda davanın açılış tarihi önemli olmaktadır.

Altıncı fıkraya göre, takipsiz bırakıldıktan sonra yenilenen dava, en fazla bir kere daha takipsiz bırakılarak yenilenebilir. Davanın, üçüncü defa yenilenmesi mümkün değildir. Aksi durumda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Son fıkra hükmü uyarınca ise, herhangi bir sebeple açılmamış sayılmasına karar verilen davadaki talepler dahi yapılmamış sayılır.

Duruşma düzeni
Madde 151- (1) Hakim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi, bunu yapmaktan men eder ve gerekirse avukatlar hariç duruşma salonundan çıkarılmasını emreder.
(2) Bir kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhal yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Bu fıkra hükmü avukatlar hakkında uygulanmaz.
(3) Mahkemenin düzenini bozan eylem veya mahkeme huzurunda söylenen uygun olmayan söz veya davranış, ayrıca bir suç oluşturuyor ise bu durum bir tutanak ile Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir ve gerekiyorsa fiili işleyenin tutuklanmasına da karar verilir.

151. madde, duruşmanın düzenini sağlama konusunda hakime bazı yetkiler vermektedir. Buna göre hakim, duruşma düzenini bozan kimseyi duruşma salonundan çıkarabilir. Ancak kişi ihtara rağmen düzeni bozmaya devam eder veya uygun olmayan söz ve davranışlara devam ederse, kendisi hakkında derhal yakalanıp dört güne kadar disiplin hapsi uygulanabilir. Ancak bu hükümler, avukatlar hakkında uygulanmayacaktır. Hüküm, Avukatlık Kanunu 58. maddeye de paraleldir. Ayrıca mahkeme düzenini bozan eylem, söz veya davranış, aynı zamanda suç oluşturuyorsa bu durum tutulacak tutanak ile birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir ve gerekli ise fiili işleyen kimse tutuklanır. Üçüncü fıkra ile hukuk mahkemesi hakimine, tutuklama yetkisi verilmektedir.

Soru yöneltme
Madde 152- (1) Duruşmaya katılan taraf vekilleri; tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere, duruşma disiplinine uygun olarak doğrudan soru yöneltebilirler. Taraflar ise hakim aracılığıyla soru sorabilirler. Yöneltilen soruya itiraz edildiğinde, sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine hakim karar verir.
(2) Toplu mahkemelerde, hakimlerden her biri, birinci fıkrada belirtilen kişilere soru sorabilir.

Tanık, bilirkişi veya duruşmaya katılan kişilere doğrudan soru sorma hakkı, usul hukukumuza ilk kez 6100 sayılı yasa ile girmiş bulunmaktadır. Avukat, tanık, bilirkişi ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere (uzman vs.) doğrudan soru yöneltebilecektir. Davanın tarafları ise, hakim aracılığıyla soru sorabilir. Soruya itiraz olduğunda, sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmediği, hakim tarafından takdir edilecektir

Kayıt ve yayın yasağı
Madde 153- (1) Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Ancak, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın zorunlu kıldığı hallerde, mahkemece çekim yapılabilir ve kayıt alınabilir. Bu şekilde yapılan çekim ve kayıtlar ile kişilik haklarını ilgilendiren konuları içeren dava dosyası içindeki her türlü belge ve tutanak, mahkemenin ve ilgili kişilerin açık izni olmadıkça hiçbir yerde yayımlanamaz.
(2) Duruşma sırasında bu yasağa aykırı davranan kişi hakkında 151’inci madde hükmü uygulanır.
(3) Kayıt ve yayın yasağına aykırı davranan kişi hakkında, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 286’ncı maddesi hükümleri uygulanır.

Ses veya görüntülerin kayda alınması
TCK m.286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kayıt ve yayın yasağı, medeni usul hukukumuza ilk kez 153. madde ile girmiştir. Buna göre, duruşma sırasında fotoğraf çekilmesi, ses ve görüntülerin kaydedilmesi veya yayın yapılması yasaktır. Ancak yargılamanın zorunlu kıldığı durumlarda ancak mahkeme tarafından, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla çekim yapılabilir ve kayıt tutulabilir. Ancak bu halde dahi kişilik haklarını ihlal niteliği taşıyabilecek her türlü belge ve tutanak mahkemenin ve aynı zamanda ilgili kişinin açık rızası olmadıkça yayınlanamaz.

Kayıt ve yayın yasağına aykırı hareket eden kişi hakkında 151. maddede belirtilen duruşma salonundan çıkarma, dört güne kadar disiplin hapsi veya tutuklama tedbiri uygulanır ve Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi gereği işlem yapılır.

Tutanak
Madde 154- (1) Hakim tahkikat ve yargılama işlemlerinin icrasıyla, iki tarafın ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını, gerekirse özet olarak zabıt katibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir.

(2) Taraflar veya diğer ilgililer sözlü açıklamalarını hakimin izniyle doğrudan da tutanağa yazdırabilir.

(3) Aşağıdaki hususlar mutlak olarak tutanağa yazılır:
a) Mahkemenin adı, duruşmanın açıldığı yer, gün ve saat
b) Hakim, zabıt katibi, hazır bulunan taraflar ve varsa vekilleri, kanuni temsilcileri, fer’i müdahil ve tercümanın ad ve soyadları
c) Yargılamanın aleni ya da gizli yapıldığı
ç) Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilşikin beyanlar ve sulh müzekkereleri ile sonucu
d) Beyanda bulunana okunmak kaydıyla taraf, tanık, bilirkişi veya uzman kişi beyanı
e) Duruşma dışında yapılan işlemlerin özeti
f) Tarafların sundukları belgelerin neler olduğu
g) Tarafların soruşturmaya ilişkin istekleri ile diğer kanunların tutanağa yazılmasını emrettiği konular
ğ) Ara kararları ve hükmün sonucu
h) Karar veya hükmün açıklanma biçimi

(4) Tutanakta sözü edilen veya dosyaya konduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılır.

(5) Tahkikat ve yargılama sırasında yapılan işlemler teknik araçlarla kayda alınırsa, bu durum bir tutanakla tespit olunur.

154. madde duruşma tutanağını düzenlemektedir. Maddede tutanağa mutlak olarak yazılması gerekli hususlar belirtilmiş, bunun dışında tarafların ve diğer ilgililerin sözlü açıklamalarını hakimin izniyle doğrudan tutanağa yazdırabilecekleri konusu düzenlenmiştir. İlk fıkra hükmü uyarınca tutanağa geçirme işlemi hakim tarafından zabıt katibi yoluyla yapılır.

Tutanakta belirtilen veya dosyaya konulduğu belirtilen belgeler de tutanağın eki sayılacaktır. Ayrıca tahkikat yahut yargılama sırasında yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayıt altına alınması hali de bir tutanakla tespit edilir.

Tutanağın imzalanması ve imza atamayanların durumu
Madde 155- (1) Tutanak, hakim ve zabıt katibi tarafından derhal imzalanır.
(2) Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır, bunun hangi parmağa ait olduğu belirtilir. Ancak elinde parmak bulunmayanlar, imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilir.

Usul kanunumuzun duruşma tutanağına verdiği önemin göstergesi olarak, duruşma tutanağı hakim ve zabıt katibi tarafından duruşma bitiminde hemen imzalanacaktır. Ayrıca tutanağa imzalaması gereken kimsenin okuma yazma bilmemesi veya imza atamayacak durumda olması halinde parmak izi alınacak, bunun da mümkün olmaması halinde özel işaret veya mühür kullanılacaktır.

Tutanağın ispat gücü
Madde 156- (1) Ön inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri, ancak tutanakla ispat olunabilir.

6100 sayılı HMK, eski usul yasası döneminde olduğu gibi tutanağa özel önem atfetmiş ve tutanağın, ispat gücünü yasal düzenleme ile pekiştirmiştir. Eski yasa döneminden farklı olarak, tutanak yalnızca sözlü yargılamadı değil, yargılamanın tüm aşamalarında ispat gücünü haiz olacaktır.

Zabıt katibi bulundurulması zorunluluğu
Madde 157- (1) Mahkemede veya mahkeme dışında hakım huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde zabıt katibinin bulundurulması zorunludur.
(2) Hukuki veya fiili engellerle zabıt katibi görev yapamayacak durumda olur ve işin gecikmesinde sakınca bulunursa, görevin niteliğine uygun yemin ettirilmek koşuluyla, başka bir kimse, zabıt katibi olarak görevlendirilir.

Yine, önceki yasa döneminde olduğu gibi, zabıt katibinin önemi vurgulanmış, gerek mahkeme, gerekse mahkeme dışındaki keşif vs. gibi durumlarda zabıt katibinin bulundurulması zorunluluğu belirtilmiştir. İkinci fıkrada, zabıt katibinin hukuki veya fiili sebeplerle görevini yapamayacak durumda olması halinde, gecikmesinde sakınca bulunmak kaydıyla ve görevin niteliğine uygun yemin ettirilmek şartıyla bir başkası kimse, zabıt katibi olarak görevlendirilebilecektir.

Tutanak örneği verilmesi
Madde 158- (1) Tutanakların tamamı veya bir kısmının örnekleri, talep halinde taraflara veya fer’i müdahile verilir. Bu örneklere mahkemenin mührü basılır ve aslına uygun olduğu yazı işleri müdürü tarafından imza olunarak onaylanır.
(2) Tutanağın eki niteliğinde bulunan ve gizlilik kararı kapsamında kalan belgelerin örneği ancak, hakimin izni ile verilebilir.

Davanın tarafları ve fer’i müdahil, tutanak örneklerinden her zaman alma hakkına sahiptir. Bu durumda tutanak örneklerine mahkeme mührü basılarak aslına uygunluğu yazı işleri müdürünün imzasıyla tasdik edilir. Madde gerekçesinde, davanın hiçbir evrakının taraflardan ve katılandan gizlenemeyeceği, diledikleri zaman dava evrakını kurallar çerçevesinde inceleyebileceği belirtilmektedir. İkinci fıkrada bir istisna düzenlenmiştir. Buna göre, tutanak eki niteliğinde bulunan ve aynı zamanda gizlilik kararı olan belgelerin örneği, yalnızca hakimin izni ile verilebilecektir. Madde gerekçesinde, kendisine gizlilik niteliği taşıyan belge örnekleri verlien taraf, katılan veya vekilinin, gizliliğin ihlal edilmesi halinde sorumluluğunun doğacağı da ifade edilmiştir.

Dosyaya belge konulması ve dosyanın başka yere gönderilmesi
Madde 159- (1) Dava ile ilgili mahkemeye sunulan her türlü dilekçe ve belge hakim veya yazı işleri müdürüne havale ettirildikten sonra, zabıt katibi tarafından dosyasına konulur.
(2) Dosyanın başka bir resmi mercie gönderilmesi gerektiğinde, hakim re’sen veya talep üzerine dosyada yer alan bir belgenin aslı yerine onaylı bir örneğinin gönderilmesine karar verebilir.

Dosyaya giren her türlü dilekçenin hangi tarihte geldiğinin tespiti yönünden, havale edilmesi önemlidir. Dosyaya giren her türlü evrak hakim veya yazı işleri müdürü tarafından tarih yazılarak havale edilecek ve zabıt katibi tarafından dosyasına konulacaktır. İkinci fıkrada, dosyanın başka bir yere gönderilmesinin gerektiği hallerde hakimin kendiliğinden veya talep üzerine dosyada yer alan bir belgenin aslı yerine onaylı örneğinin gönderilmesine karar verilebileceği hükmü getirilmiştir. Hakime, evrakın aslı yerine onaylı örneğini gönderme konusunda bir yetki tanınmıştır. Madde gerekçesinde, belge sözcüğünün CD, kaset, senet gibi her türlü materyali kapsadığı belirtilmiştir.

Dizi listesi
Madde 160- (1) Zabıt katibi dosya içindeki her tür belgeyi gösteren, bir dizi listesi düzenlemek zorundadır. Dosyaya ibraz edilen veya çıkarılan belgeler derhal bir listeye kaydedilir.

HUMK döneminde de var olan düzenleme, 6100 sayılı yasaya da alınmıştır. Esasen kalem işlerinin yürütülmesiyle ilgili olan madde hükmüne göre zabıt katibine, dava dosyası içindeki tüm belgeleri gösteren bir dizi listesi hazırlama yükümlülüğü getirilmiştir. Dosyaya ibraz edilen yahut dosyadan çıkarılan belgeler, bu listeye kaydedilecektir. Gerekçede, bu hususun ayrı bir maddede düzenlenmesinin, mahkeme personelinin dikkatini çekmek amacı taşıdığına değinilmiştir.

Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi
Madde 161- (1) Zabıt katibinin gözetimi altında taraflar veya fer’i müdahil, dava dosyasını inceleyebilir. Dava ile ilgili olanlar da bunu ispatlamak kaydı ve hakimin izniyle dosyayı inceleyebilir.
(2) Gizli olarak saklanmasına karar verilen belge ve tutanakların incelenebilmesi hakimin açık iznine bağlıdır.

Dava dosyasının davanın tarafları ve feri müdahil tarafından incelenmesi, zabıt katibinin gözetimi altında yapılacaktır. Dava ile ilgisi bulunduğunu ispatlayan diğer kimseler de, hakimin iznini alarak dosyayı inceleyebilir. Maddede avukatlardan bahsedilmemekte ise de, bu konuda Avukatlık Kanunu’nda bulunan yasal düzenleme nedeniyle zaten avukatların dosyayı inceleme hakkı mevcuttur. Maddenin ikinci fıkrasında, gizli olarak saklanmasına karar verilen belge ve tutanakların incelenme usulü düzenlenmiş olup, böyle bir durumda hakimin açık izni gerekmektedir. Madde gerekçesinde, dava evraklarının hiçbir zaman davanın taraflarından gizlenemeyeceğine vurgu yapılarak, ikinci fıkra ile kastedilenin dava evrakı arasına giren ve davanın konusu ile doğrudan ilgili olmayan başka konuları içeren durumlar olduğu belirtilmiştir. Burada amaçlanan, gizlilik dereceli resmi belgeler ile ticari sırların korunmasıdır.

Dosyanın hakimin incelemesine hazır tutulması
Madde 162- (1) Zabıt katibi yargılamadan evvel ve gerektiği hallerde dava dosyasını incelenmek için hakime vermek ve zamanında eksiksiz almak ile görevlidir.

HUMK dönemindeki düzenleme aynen korunmuştur. Buna göre, zabıt katibi, dava dosyasını hakim incelemesine hazır tutmakla yükümlüdür.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Yeni HMK Tarifeleri Bugün Yürürlükte

28.09.2014 tarih ve 29133 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ücret tarifeleri …

X