Anasayfa / Kaynak / HMK: Eski Hale Getirme

HMK: Eski Hale Getirme

6100 sayılı HMK’nın Genel Hükümler başlıklı Birinci Kısmın Altıncı Bölümünün İkinci Ayrımı “Eski Hale Getirme” müessesesini düzenlemektedir. HUMK dönemindeki hükümlere önemli değişiklikler getiren eski hale getirmeye ilişkin hükümler, 95 – 101. maddeler arasında sıralanmıştır. Belirtmek gerekir ki, eski hale getirme hükümleri ile amaçlanan, kesin sürelerin kaçırılması halinde doğabilecek olumsuz sonuçlara karşı düşünülmüş istisnai bir hukuki çözüm yoludur.

Talep
Madde 95- (1) 
Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir.

(2) Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hale getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hale getirme talebinde bulunulamaz.

HUMK döneminden farklı olarak HMK, yalnızca 6100 sayılı kanunla sınırlama yapmamış, medeni yargılamaya ilişkin diğer kanunlardaki sürelerin geçirilmesi halinde de eski hale getirme yolunun kullanılabileceğini kabul etmiştir. Madde gerekçesinde verilen bir örnekle açıklamak gerekirse, Aile Mahkemeleri veya Tüketicinin Mahkemelerine ilişkin özel hükümlerle getirilen sürelerin elde olmayan sebeplerle kaçırılması halinde de HMK m.95 vd. maddeleri uygulanabilecektir. Ancak ulaşılmak istenen sonuca, eski hale getirme uygulanmadan başka bir yolla ulaşılabiliyorsa, m.95 ve devamı hükümleri uygulanamayacaktır.

Süre
Madde 96- (1)
Eski hale getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.

(2) İlk derece ve istinaf yargılamalrında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hale getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hale getirme talebinde bulunulabilir.

Eski kanun döneminde 10 gün olan süre, HMK ile iki haftaya çıkarılmıştır. Maddedeki bir diğer değişiklik, eski hale getirme talebinin yapılma zamanına ilişkindir. İkinci fıkraya göre talep, ilk derece ve istinaf aşamalaında en geç nihai karar verilinceye kadar yapılmalıdır. Ancak nihai karar, bir tarafın yokluğunde verilmişse, ilk fıkradaki süreye uymak kaydıyla, kararın verilmesinden sonra da eski hale getirme talebinde bulunulabilir. Ayrıca temyiz süresinin kaçırılması durumunda eski hale getirme talebi, Yargıtay’a yapılacaktır. Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı işlerde ise zaten ilk derece mahkemesi için belirlenmiş olan kurallar uygulanacaktır.

Talebin şekli ve kapsamı
Madde 97- (1) 
Eski hale getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hale getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.

HUMK’ta karşılığı bulunmayan madde, ilk kez HMK ile düzenlenmiştir. Eski hale getirmenin usulünü ve şekli, 97. madde ile belirlenmiş ve dilekçede belirtilmesi gereken hususlar da maddede sayılmıştır. Maddede, yargılamanın uzamaması için, 96. maddede belirtilen süreye atıfta bulunularak, bu süre içinde eski hale getirme talebinin yapılmasının zorunluluğu ifade edilmiştir.

Talep ve inceleme mercii
Madde 98- (1) 
Yapılamayan işlem için eski hale getirme, bu işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse, o mahkemeden talep edilir.

(2) Eski hale getirme, istinaf yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde, bölge adliye mahkemesinden; temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde ise Yargıtay’dan talep edilir.

Madde, HUMK dönemindeki düzenlemenin dilinin sadeleştirilmiş halidir. İkinci fıkrada, temyiz ve istinaf başvuru hakkının düşmesi halinde yapılacak başvurularda yetkili mercii belirtilmektedir.

Talebin yargılamaya ve hükmün icrasına etkisi
Madde 99- (1)
Eski hale getirme talebi, yargılamanın ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz. Ancak, talebi inceleyen mahkeme, talebi haklı görürse, teminat gösterilmek şartıyla, yargılamanın ertelenmesine veya hükmün icrasının geri bırakılmasına karar verebilir.

Mahkeme, gerektiğinde teminat göstermeden de yargılamanın ertelenmesine veya icranın geri bırakılmasına karar verebilir.

Madde, HUMK dönemindeki düzenlemenin dil bakımından günümüz Türkçesi’ne uyarlanmış biçimidir. Yalnızca teminata ilişkin (eski kanun dönemindeki) 110. madde hükmünden burada bahsedilmemiştir.

İnceleme ve karar
Madde 100- (1)
İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemelerinde eski hale getirme talebi, ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtay’da ileri sürülecek eski hale getirme talebi ise temyiz usulüne göre yapılır ve incelenir.

(2) Mahkeme, eski hale getirme talebinin kabulü halinde, hangi işlemlerin geçersiz hale geldiğini kararında belirtir. Islahla geçersiz kılınamayan işlemler, eski hale getirme talebinden de etkilenmez.

Eski hale getirme talebi üzerine yapılacak inceleme ve karar usulü, HUMK dönemindeki düzenlemeye paralel olarak kanun yollarına ilişkin yeni düzenlemeler ışığında yeniden ele alınmıştır. Buna göre ilk derece mahkemeleriyle bölge adliye mahkemelerindeki eski hale getirme talepleri ön sorunlar hakkındaki usule; Yargıtay’da yapılacak talepler ise temyiz usulüne göre yapılacak ve incelenecektir. İkinci fıkradaki düzenleme, eski kanun dönemindekinin aynısı olup, dili daha anlaşılır olarak yeniden düzenlenmiştir. Mahkeme, eski hale getirme talebini kabul ettiği takdirde geçersiz hale gelen işlemleri kararda belirtir. Ancak, ıslah ile geçersiz kılınamayan işlemler, eski hale getirme talebinden de etkilenmeyecek ve bu yolla geçersiz kılınamayacaktır.

Giderler
Madde 101- (1) 
Eski hale getirme talebi sebebiyle ortaya çıkan giderler, talepte bulunan tarafa yükletilir. Ancak, karşı taraf eski hale getirme talebine karşı asılsız itirazlar ileri sürerek giderlerin artmasına sebep olmuşsa hakim, giderlerin tümünün veya bir kısmının karşı tarafa yükletilmesine karar verebilir.

Eski hale getirme nedeniyle ortaya çıkan giderlerin, talepte bulunan tarafa yüklenmesi, eski düzenlemeye paralel bir hükümdür. Maddedeki yenilik, davanın karşı tarafının, eski hale getirmeye karşı asılsız itirazlar ile yargılama giderlerinin artmasına sebep olması halinde, giderlerin bir kısmı veya tümünün o tarafa yüklenmesine karar verebilme yetkisi tanınmasıdır.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Yeni HMK Tarifeleri Bugün Yürürlükte

28.09.2014 tarih ve 29133 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ücret tarifeleri …

X