Anasayfa / Kaynak / HMK: Tarafların Ehliyetleri

HMK: Tarafların Ehliyetleri

Tarafların Ehliyetleri konusu, kanunun üçüncü bölüm, birinci ayrımında 50-56. maddeler arasında düzenlenmiştir.

Taraf ehliyeti
Madde 50- (1) Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.

Madde, 1086 sayılı kanunda yer almamaktadır. 6100 sayılı kanun ile ihdas edilmiş olan madde hükmü, Medeni Kanun hükümlerine paralel biçimde taraf ehliyetini tanımlamış ve medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı belirtilmiştir. Taraf ehliyeti, m.114’te sayılan dava şartlarındandır.

Dava ehliyeti
Madde 51- (1) Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.
Davada kanuni temsil
Madde 52- (1) Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.
Her iki madde de HMUK döneminde var olan düzenlemenin sadeleştirilmiş şeklidir. 51. madde hükmünce dava ehliyeti, Medeni Kanun hükümlerince göre belirlenecektir. 52. madde hükmü ise, fiil ehliyetine sahip olmayanların, davada temsil edilebilmelerini düzenlemektedir. Dava ehliyeti ve fiil ehliyetinin bulunmaması durumunda kanuni temsilcilin gerekli vasıfları taşıması, dava şartıdır.
Dava takip yetkisi
Madde 53- (1) Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.

53. madde, usul kanunumuzdaki yeni bir düzenlemedir. Davayı takip yetkisi, maddi hukukta yer alan tasarruf yetkisinin HMK’ya girmiş halidir. Bunun en somut örneği, madde gerekçesinde de örneklendiği üzere, İİK m.94/II hükmüne göre borçlunun henüz tapuya tescil ettirmediği taşınmazın borçlu adına tescilini sağlamak üzere alacaklının icra dairesinden dava açma yetkisi istemesidir. Burada asıl yetki hak sahibinde olsa da, üçüncü bir kişi tarafından da kullanılmaktadır. Üçüncü kişinin davayı takip yetkisine sahip olması, asıl hak sahibinin yetkisini ortadan kaldırmamaktadır. Davayı takip yetkisi de bir dava şartıdır (m.114/1-e).
Temsil veya izin belgelerinin verilmesi
Madde 54 – (1) Kanuni temsilciler, davanın açılıp yürütülmesinin belli bir makamın iznine bağlı olduğu hâllerde izin belgelerini, tüzel kişilerin organları ise temsil belgelerini, dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadırlar; aksi takdirde dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamazlar. Şu kadar ki, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mahkeme, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişilerin organlarının, yukarıda belirtilen eksikliği gidermeleri şartıyla dava açmalarına yahut davayla ilgili işlem yapmalarına izin verebilir.(2) İzin belgesinin alınması için mahkemeye müracaat edilmesi gerekiyorsa ilgiliye, müracaatı için kesin süre verilir. Bu süre içinde mahkemeye başvurulması hâlinde bu konuda karar verilinceye kadar beklenir.(3) Süresi içinde belgelerin ibraz edilmemesi veya mahkemeye başvurulmaması hâlinde, dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır.[/quote]Madde, HMK ile ilk defa yasa metnine girmiştir. Temsil veya izin belgelerinin verilmesi usul ekonomisine paralel olarak izin belgelerinin dava veya cevap dilekçesi ile birlikte verilmesi hükmü getirilmiştir. Gecikmesinde sakınca bulunan haller dışında izin belgesi olmaksızın yargılamaya ilişkin işlemler yerine getirilemez. Yasada öngörülen biçimde izin belgelerinin temin edilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılması yahut işlemlerin yapılmamış sayılmasına karar verilir.

Dava sırasında taraflardan birinin ölümü
Madde 55- (1) Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.[/quote]Maddedeki yenilik, taraflardan birinin dava sırasında ölmesi halinde MK. m.606’daki süre boyunca davanın erteleneceği hükmüdür. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise hakim, davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilecektir.

Kanuni temsilci atanması sebebiyle yargılamanın ertelenmesi
Madde 56- (1) Taraflardan birinin vesayet altına alınması veya kendisine yasal danışman atanması talebi mahkemece uygun bulunur ya da mahkemece gerekli görülürse, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılama ertelenebilir.

(2) Taraflardan biri kanun gereğince tedavi, gözlem veya koruma altına alınmış yahut başkalarıyla görüşmekten yasaklanmış olup da kendisi veya vekilinin mahkemede bulunması mümkün değilse, o kimse hakkında davayı takip için kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir.

Madde, 1086 sayılı kanun dönemindeki madde ile aynı olup, dili sadeleştirilmiştir. 56. madde ile amaçlanan, vesayet altına alınması muhtemel kişilerle, hukuki koruma altına alınmış kişilerin korunmasıdır.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Yeni HMK Tarifeleri Bugün Yürürlükte

28.09.2014 tarih ve 29133 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ücret tarifeleri …

X