Anasayfa / Kaynak / HMK: Teminat

HMK: Teminat

6100 sayılı HMK’nın Genel Hükümler başlıklı Birinci Kısım, Beşinci Bölümü’nde 84 – 89. maddeler arasında düzenlenen Teminat konusu, HUMK dönemine kıyasla önemli değişikliklerle yeniden düzenlenmiştir. Teminat, bazı durumlarda davalının zarara uğramasının önüne geçme düşüncesiyle getirilmiş bir usul hukuku kavramıdır. Teminat, kanunda açıkça belirtilen durumlarda davacı tarafından gösterilir.

Teminat gösterilecek hâller
Madde 84- (1) Aşağıdaki hâllerde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilir:

a) Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması.

b) Davacının daha önceden iflasına karar verilmiş, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlatılmış bulunması; borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesi.

(2) Davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir.

(3) Mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar.

Maddede teminat göstermesi gereken kimseler sayılmıştır. HUMK döneminde, Türkiye’de yerleşim yeri olmayan Türk vatandaşları için teminat aranması koşulu varken, bu husus HMK ile yumuşatılarak, mutad mesken kavramı getirilmiştir. Buna göre, Türkiye’de mutad meskeni bulunmayan Türk vatandaşı, dava açar yahut müdahil olarak davaya katılır veyahut icra takibi yaparsa, teminat göstermek zorundadır. Bu husus elbette ki Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşları için geçerlidir. Türk vatandaşı olmayan yabancıların bir Türk vatandaşına karşı dava açabilmesi hususu ise Milletlerarası Özel Hukuk kurallarına tabi olacaktır.

Yine, davacının iflasına karar verilmiş veya hakkında konkordato / uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlamış olması yahut aciz vesikası gibi nedenlerin varlığı halinde de teminat gösterilir. Ayrıca, davanın görülmesi sırasında teminat gösterilmesi gerektiği düşüncesine vardığı takdirde mahkeme, teminat gösterilmesine karar verir.

Mecburi dava veya takip arkadaşlığında teminat gösterme zorunluluğu isebu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından geçerli olması halinde doğar. Kural, 84. madde olmakla birlikte, istisnalar 85. maddede sayılmıştır:

Teminat gerektirmeyen hâller
Madd 85- (1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez:

a) Davacının adli yardımdan yararlanması.

b)  Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması.

c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması.

ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.

Yukarıda da belirtildiği gibi 85. madde, 84’ün istisnasını oluşturmaktadır. Madde metninden anlaşıldığı üzere, emredici bir düzenlemedir. Maddede belirtilen durumların varlığı halinde davacıdan teminat göstermesi istenemeyecektir. Hakimin bu konuda takdir yetkisi yoktur.

Teminat kararı
Madde 86- (1) Yargılama giderlerini karşılayacak teminata, mahkemece kendiliğinden karar verilir. Hâkim, teminat kararı vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir.

Teminata re’sen karar verilir. Ancak hakim, dilerse teminat kararından önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir. Teminat, dava şartları arasında sayılmıştır (m. 114/1). Oysa teminat, HUMK döneminde bir ilk itiraz olarak kabul edilmiş idi.

Teminatın tutarı ve şekli
Madde 87- (1) Bir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe tayin eder. Ancak, tarafların teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmaları hâlinde, teminat ona göre belirlenir.

(2) Teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde, hâkim teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi ya da kaldırılmasına karar verebilir.

Madde hükmü ile hakime, HUMK dönemindeki düzenlemenin aksine, geniş bir serbesti tanınmıştır. Hakim, teminat miktarını ve şeklini serbestçe takdir eder, gerektiği takdirde teminatın azaltılması, arttırılması, değiştirilmesi yahut kaldırılmasına karar verebilir. Hakimin takdir yetkisinin tek sınırı, teminatın şeklinin taraflarca sözleşme ile kararlaştırılmış olması halidir.

Teminat gösterilmemesinin sonuçları
Madde 88- (1) Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir.

(2) Müdahale talebinde bulunan kişi, kesin süre içinde istenen teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.

Teminatın bir dava şartı olması, yerine getirilmemesi halinde davanın usulden (dava şartı yokluğundan) reddedilmesi sonucunu doğuracaktır (m. 114/1-ğ). Müdahale talebinde bulunan kimsenin teminatı yerine getirmemesi durumunda ise dava reddedilmeyecek, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılacaktır.

Teminatın iadesi
Madde 89- (1) Teminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığı takdirde, ilgilinin talebi üzerine mahkeme, teminatın iadesine karar verir.

HUMK döneminde yer almayan madde, uygulamadaki belirsizlik ve tereddütlerin önüne geçmek düşüncesiyle getirilmiştir. Buna göre teminatı gerektiren hal ortadan kalktığı takdirde mahkeme, teminatın iadesine karar verecektir.

Yazar: Av. Aydoğan TAN

Av. Aydoğan TAN
Avukat, Arabulucu. Hukuk Sokağı ve Emsal.co kurucusu.

Ayrıca bknz.

Yeni HMK Tarifeleri Bugün Yürürlükte

28.09.2014 tarih ve 29133 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğler ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu ücret tarifeleri …

X