Anasayfa / Kaynak / Yine Yeni Yeniden

Yine Yeni Yeniden

Geçtiğimiz hafta sonu üniversiteye giriş sınavları tamamlandı. Milyonlarca öğrenci hedeflerini tutturabilmek için sıralarda ter döktü. Kimi ilk defa giriyordu sınava ,kimi ikinci ,üçüncü kez.. Ve birçoğu ise hukuk fakültesini kazanmak için eğitim sistemimizin konularına boyun eğerek sınava girdi..

Şunu belirtmek isterim ki; birazdan ele alacağım konuyu hemen hemen her sitede ele alınmış olarak görebilirsiniz ,ama ben bu konuya biraz daha spesifik başlıklarla yaklaşmak istiyorum. Çünkü: Bu fakülteye giren ama neden girdiğini bilmeyen, daha kötüsü girdikten sonra ‘aman ne var sanki bir şekilde mezun olurum’ diyen çok fazla zihniyet var ve ben bu konuyla ilgili biraz daha bilinç oluşturmak istiyorum. Şu sıralar ülkemizin her konuda bilinçli bireylere çok daha fazla ihtiyacı var çünkü.

Evet ,ben daha hukuk fakültesi okuyan bir öğrenciyim fakat benimle birlikte okuyan daha doğrusu okumaya çalışan sözde hukukçu adaylarından daha çok itikatli olduğumu düşünüyorum. O yüzden bu yola baş koymayı düşünenlere biraz daha gerçekçi yaklaşmalarını sağlayıp en azından ileride önlerine ne gibi engellerin çıkabileceğini ya da ne tür sorunları çözmeleri gerektiğiyle ilgili fikir oluşturmayı kendime görev biliyorum.

Öncelikle; hukuk fakültesini hiçbir zaman hafife almayın. Bölümden mezun olduğunuzda artık üç temel devlet organının birinde yaşamınıza devam edeceğinizi ,öğrendiğiniz her şeyi bu yolda devletiniz için harcayacağınızı ve bu bölümün hayatın tamamını kapsadığını aklınızdan çıkarmayın. Marsa gitseniz dahi  hukuk vardır. ‘Nasıl olsa bir şekilde mezun oluruz’, ‘Okulu en fazla ne kadar uzatabilirim ki ?’’Seçenek çok bu bölümde bir yere gireriz elbet.. gibi söylemlerle hiçbir yere varamazsınız. Başarılı olmanız için öncelikle ciddiye almanız gerekir. Yoksa öğrendiklerinizin ya da  sadece geçme amacıyla çalıştığınız o derslerin hiçbir faydasını göremezsiniz.

İçini doldurun. Derste öğretilenleri kelimesi kelimesine ezberleseniz bile bir müddet sonra öğrenmiş olursunuz. Önemli olan o bir avuç dersten geçmek değil ya da diplomayı almak değil. Bizim ülkemizin gerçekten ne yaptığını bilen ,mesleğini değerleriyle kaynaştırıp özümsemiş, insan haklarını her yerde ne şekilde olursa olsun uygulayacak ,üst güçlerden etkilenmeden kendini bu yola adamış bilinçli hukukçulara ihtiyacı var ,kanunu ezbere söyleyip bunu marifet sananlara, aferin almak için kendinden taviz verenlere ya da ortalaması yüksek olduğu için küçük dağları kendisi yaratmış gibi ortalıklarda gezinenlere değil..

Gelişmekten, değişmekten korkmayın. Bu her bölüm için geçerli gibi görünüyor olsa da açıkçası ben okuduğum bölüm açısından daha önemli olduğunu düşünüyorum. Olayların hızla geliştiği, birkaç gün içinde hatta dakikalar içinde doğru bildiklerimizin de yanlış olduğu gösterildiği ülkemizde değişime ve yeniliğe kapalı hukukçu adaylarının bizi pek de bir yere götürmeyeceği açıktır.

Hukuk sistemimiz yabancı dizilerde bize lanse edildiği gibi değil, bunu kabul edelim. Tabii ben de bölüme başlamadan önce mezun olacağım zamanları hayal ederken süper argümanlarla hakimin karşısına çıkacağım ya da dizilerdeki gibi jüriye yapılan o muhteşem jest mimik ile konuşmaları yapacağım zamanları hayal ederken kendimden bir miktar geçiyordum. Ama gerçek hayata dönersek ortada öncelikle jüri yok. Tabii başta bunu bilsem de davayı izlemeye gelenlerin siz savunmanızı sunduktan sonra size yöneltecekleri o mest edici bakışları görmeyi arzu ederken kendinizi yakalıyorsunuz, ama o da yok.. ki izleyen bir kesimde genel olarak olmuyor zaten. Diğer taraftan izlediğimiz o uzun argümantatif konuşmalar son dakikada arkadan gelen deliller de olmuyor.

Son olarak, inanalım. İnandıkça başaracağız, başardıkça inanacağız. Evet, gelişmek için her zaman eleştiri şarttır. Her şeyi iyi gösterip pollyanna gibi davranmanın anlamı yok. Ama bunu yaparken bu ülkenin vatandaşı olduğumuzu ve çözümü sadece bizim sonumuzu bekleyen ülkeleri yüceltip kendi ülkemizi yererek aramamalıyız. Anayasamızın ikinci maddesinde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti , toplumun huzuru ,milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde , insan haklarına saygılı ,Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” İbaresinin içini dolu dolu gösterebilmek için çalışmalı, savunmalı ve her zaman ülkemiz için en iyisini istemeliyiz.

Umuyorum ki, bu yazdıklarım bir nebzede olsa yolunuzu aydınlatmanız için bir fener olmuştur. Sonuçlar daha açıklanmamış olsa da bölümü garantilediğini düşünenlere ve tercih döneminden sonra kendisini hukuk fakültesi binasının başında bulacak olanlara Hoş geldiniz! demek istiyorum.

Yazar: Merve Öner

Ayrıca bknz.

Avukatın Resmi Kılık ve Kıyafeti

Geçtiğimiz hafta Anadolu 2.İş mahkemesinde vuku bulan olay sebebiyle gecikmiş de olsa bu yazıyı kaleme …

X